Ana Sayfa Etiketler Estetik

Etiket: estetik


Liposuction Kalp Krizi Riskini Azaltabiliyor

0

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, bu azalmanın, başka tedavilerle kötü kolesterol düzeyi kontrol altına alınmış hastalar için kalp krizi açısından koruyucu olabileceğine dikkat çekiyor.

Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin yıllık kongresinde sunulan bir çalışmaya göre Liposuction kalp krizi riskini azaltabiliyor. Liposuction ve karın germe işlemi yapılan hastaların kandaki yağ miktarlarında belirgin düşme oluyor. Eğer hastaların kolesterol düzeyleri kontrol altına alınmış ise, bu düşme kalp hastalıkları açısından olumlu bir katkı sağlıyor. Buna dayanılarak, liposuction ve karın germenin kalp krizi ve inme gibi tehlikeler açısından geleceğe yönelik bir koruma sağladığı söylenebilir.

 Kalp hastalıkları ile kanda bulunan kötü kolesterol (LDL) arasında doğrudan bir bağlantı olduğuna dikkat çeken Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, Liposuction ve karın germe işlemleri ile vücuttaki yağ kitlesi azaltıldığında kandaki trigliserit seviyelerinin de azaldığını, bunun da kalp hastalıkları açısından ilave bir koruma sağlayabileceğini belirtiyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel konuyla ilgili soruları yanıtladı.

Liposuction’la kalp krizi arasında nasıl bir bağlantı var?
Liposuction vücudun belirli bölgelerinde biriken yağların alınması için gerçekleştirilen operasyondur. Genelde zayıflamak için kullanıldığı yönünde yaygın bir kanı vardır. Ama liposuction vücut şekillendirme operasyonudur. Amerikan Plastik Cerrahi Derneğinin yıllık kongresinde sunulan bir çalışma, Liposuction’ın kalp krizi riskini uzun vadede azaltabileceğini gösteriyor. Bunun nedeni; liposuction ve karın germe işlemlerinin kandaki yağ miktarlarında belirgin düşme sağlaması.

Kalp hastalıkları ile kanda bulunan kötü kolesterol (LDL) arasında doğrudan bir bağlantı bulunuyor. Diyet, spor ve ilaç tedavileri ile bu kolesterol seviyesini düşürmek mümkün. Kötü kolesterol oranları düzeltilmiş hastalarda kandaki trigliserit miktarları kalp hastalıkları için ayrı, ikincil derecede önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Yani triglisertiler, kolesterole göre ikinci sırada önemli. Liposuction ve karın germe işlemleri ile vücuttaki yağ kitlesi azaltıldığında kandaki trigliserit seviyelerinin de neredeyse yarı yarıya azaldığı gösterildi. Bu da hastalarda kalp krizi, inme gibi tehlikeler açısından geleceğe yönelik bir koruma sağlayabilir. Ama bu koruma, başka tedavilerle kötü kolesterol düzeyleri kontrol altına alınmış hastalar için geçerli oluyor. Bu işlemlerin kalp krizi riskini uzun vadede azaltıp azaltmayacağını, ancak daha sonra yapılacak çalışmaların sonuçlarına bakarak söyleyebiliriz.

Araştırmalar, konuyla ilgili ne söylüyor?
Daha önceleri Liposuction işleminin kandaki yağ düzeylerini etkilemediği düşünülmekteydi. 2011 yılında yayınlanan bir çalışma, Liposuction ve karın germe yapılarak vücuttaki yağ hücrelerinin bir kısmı uzaklaştırılan 322 hastada kandaki trigliserit düzeylerinin % 43 oranında azaldığı gösteriyor. Bu diyet, egzersiz ve ilaç tedavileri ile elde edilen azalmadan belirgin bir şekilde daha fazla. Buna dayanılarak Liposuction ve karın germe işlemlerinin yalnız estetik açıdan değil, metabolik açıdan da kişileri olumlu etkilediği söylenebilir.

Liposuction ameliyatının detayları nelerdir?
Liposuction işlemi ince kanüller yardımı ile ve vakum kullanılarak vücuttaki yağın uzaklaştırılması anlamına gelir. Küçük deliklerden girilir, içerisinde kanamayı önleyici ve uyuşturucu etkileri olan içeren sıvılar yağ alınacak bölgelere verilir, daha sonra üzerinde delikler olan ince kanüller sokular yağ dokusu emilir. Bazı durumlarda emme işleminden önce ultrasound, radyofrekans ya da lazer enerjisi verilerek yağ hücreleri önce parçalanır, ardından emme işlemi yapılır. Liposuctionda amaç egzersiz ve diyetle eritilemeyen bölgesel yağlanmaları uzaklaştırmaktır, hastayı zayıflatmak değil. Liposuctionın sonucu esas olarak deri elastikiyetine bağlıdır. Bu nedenle ideal hasta grubu normal kilosuna yakın bir ağırlıkta olan genç hastalardır. Doğum yapmış, çok kilo alıp vermiş, aşırı kilolu ya da ileri yaşlı hastalar bu yöntem için iyi adaylar değildirler. İşlem sonrası bir süre korse giyilir. Deri elastikiyetinin daha hızlı kazanılması için lenf drenajı masajı, radyofrekans, LPG gibi işlemlerden yararlanılabilir.

Kalp krizi riski olan hastaya Liposuction öneriliyor mu?
Liposuciton kalp hastalıklarının tedavisi için kullanılabilecek bir yöntem değildir. Kalp krizi riski olan bir hasta hiçbir estetik ameliyat için uygun değildir. Ancak Liposuction işleminin, uzun vadede kalp krizi riskini azaltabileceği söylenebilir. Bu azalma ancak kolesterol seviyesini kontrol edebilen hastalar için geçerlidir.

Liposuction’ın kısa ve uzun vadede vücuda olan etkisi nedir?
Liposuction vücuttaki yağ kitlesini azaltarak hem estetik, hem de metabolik açıdan hastalara olumlu etkiler sağlar. Vücudu şekillendirerek yeni bir form kazandırır. Liposuction operasyonundan sonra hastalar bir miktar kilo alsalar bile, uygulama yapılan bölgelerde eskisi gibi bir yağlanma gözükmez. Ayrıca hastaları diyet ve spor konusunda motive ederek vücut formunun kazanılmasına yardımcı olur.

Sigara Göğüslerde Sarkmaya Neden Oluyor!

0

Amerikan Plastik Cerrahlar Konferansı’ndaki verilen bilgilere göre yaş ve sigara içmek göğüslerin sarkmasında daha büyük bir rol oynuyor.

Doktor Brian Rinker kadınların korkmadan emzirmelerini söylüyor.Dr. Rinker, hastaları ona emzirdikten sonra sarkan göğüslerini düzeltmeleri için gelmeye başlayınca bir araştırma yapmaya karar vermiş.

Kentucky Üniversitesi’nden bir grup meslektaşıyla birlikte 1998-2006 göğüs kaldırma veya büyütme operasyonu geçirmiş 132 kadını incelemiş.Bu kadınlarının çoğunluğunun en az bir kez hamile kaldığı kaydedilmiş. %60’ı ise en az bir kez emzirme deneyimi yaşamıştı.

Araştırma ekibi hastaların tıbbi geçmişini, kilosunu, boyunu ve hamilelik öncesi göğüs ölçülerini inceleyip değerlendirmeye tabii tutmuş. Hastaların sigara alışkanlıkları da titizlikle kayıt altına alınmış.

Emzirmiş ve emzirmemiş kadınların göğüs ölçülerindeki değişiklik arasında hiç bir fark olmadığı gözlemlenmiş.

Sigara
Göğüslerin sarkmasında emzirmeden çok başka faktörler etkili oluyor. Doğurulan ve emzirilen her çocukla göğüsler sürekli sütle dolup boşalsa da elastik yapılarını kaybetmedikleri müddetçe fazla sarkma da görülmüyor.

Sigara elastin adı verilen ve cilde esneklik kazandıran bir proteinin yapısını bozuyor. Bu nedenle sigara içen kişilerde deri esnemek yerine sarkıyor.

Göğüslerinde sarkmasında uygun sütyen takmama da önemli rol oynuyor. Bu nedenle hamilelikte veya hamilelik harici dönemlerde uygun bedende ve kaliteli sütyen kullanmak gerekiyor.

Emzirme döneminde sütle dolan göğüsler emzirme kesilince elbette bir anda eski haline dönmüyor. Uzmanlar bu dönemde göğüs kaslarını harekete geçirecek egzersizler yapıldığı takdirde sarkma yaşanmayacağını vurguluyor.

Yaşlanmanın Etkileri Ortadan Kaldırıldı!

0

Deneylerde bölünmesi durmuş yorgun hücreler ortaya çıkarıldı. Bu hücreler kişi yaşlandıkça birikiyor.

Bilim adamları bulguların yaşlanma üzerine etkisinin büyük olacağına dikkat çekiyor.

Nature isimli dergide yayınlanan araştırmada “yaşlanan hücreler” üzerine odaklanıldı. Bu hücreler yeni hücrelere bölünmeyi durduruyor ve tümörlerin gelişiminde büyük bir etkiye sahip oluyor.

Bağışıklık sistemi söz konusu hücreleri temizlemekle görevlendiriliyor, ancak hücreler yine de zamanla birikiyor. Yaşlı kişilerin vücudundaki hücrelerin %10’luk bir kısmı bu hücrelerden oluşuyor.

Mayo Klinik bilim adamları genetiği oynanmış farelerde bu hücreleri öldürmenin bir yolunu keşfetti. Hayvanlar normaldekinden daha hızlı yaşlanacak ve ilaç verildiğinde ihtiyar hücreleri ölecektir.

Uzmanlar yaşlanmanın 3 belirtisine odaklandı: Gözde katarakt oluşumu,  kasların yorulması ve cildin altındaki yağ dokusunda azalma.

Hayvanlar yaşlandığında ve ilaç verildiğinde bu 3 belirtide beklenmeyecek düzeyde değişiklikler gözlemlendi.Kas fonksiyonlarında gelişim kaydedildi.

Dr. James Kirkland, ” Böyle bir şeyi daha önce hiç görmedim.” dedi.

Dr. Jan van Deursen ise ” Gördüğümüz etki karşısında çok şaşırmıştık. Bunun gerçekten önemli bir yapı taşı olacağını düşünüyorum,” dedi.

Bu tedavinin yaşam süresi üzerinde ise hiç bir etkisi bulunmuyor. Ancak  bunun sebebinin farelerin genetik olarak oynanmış olabileceği de düşünülüyor.

Sonsuz gençlik mümkün olabilir mi?
Araştırma insanlarda yaşlanmanın etkilerinin silinebileceği umudunu arttırdı. Ancak önemli bir nokta da yaşlanan hücrelerin insanlarda öylece yok edilemeyecek olması.

Dr. Deursen, ” Ben bu konuda oldukça iyimserim. Hiç kimse yaşam kalitesi çok düşük olduğunda yaşamak istemez. Eğer bağışıklık sistemini bir ölçüde güçlendirmeyi başarabilirsek, yaşlanan hücreler de bu sayede yok olabilir.Ya da yaşlanan hücreleri hedef alacak bir ilaç geliştirilebilir,” diyor.

Dr. Jesus Gil ise bulguların dikkatle incelenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor.

Ancak aynı zamanda yaşlanan hücrelerden kurtulmak mümkün olursa yaşlanma sürecinin etkilerinin de yok denecek kadar aza indirgenebileceğine dikkat çekiyor.

Çatlakları Azaltmak İçin Basit Öneri ve Tarifler

0

Her kadın hayatının belli dönemlerinde çatlaklara daha meyillidir. Bazı kişilerde sadece genetik olan bu sorun, bazı kadınlarda nedensiz yere ortaya çıkabilir. Bazıları ise 4 kez hamilelik geçirse dahi tek bir çatlak izi bile görülmez. Nedeni belli olmayan bu çatlakları görünmez kılmak ve azaltmak için basit öneriler mevcuttur.

Çatlaklardan tamamen kurtulmak ne yazık ki imkansızdır. Ancak evde hazrlayabileceğiniz tarifler sayesinde görünümü azaltabilirsiniz.  İşte faydalı bir kaç öneri ve tarif:

1. Daha fazla egzersiz yapın, bu sayede cildiniz daha esnek hale gelecektir.
2. Protein ve özellikle C, E vitamini yönünden zengin besinler tüketin. Bu sayede esnek cilt dokusunun miktarı artacaktır.
3.Çatlakların olduğu bölgelere masaj uygulayın. Daha etkili olması için zeytinyağı ile masaj yapın.
4.hindistancevizi sütü ve gerginleştirici kremler kullanın.

 Evde hazırlanabilecek basit sıkılaştırıcı tarif:

1/2 fincan zeytinyağı
1/4 fincan aloe vera jeli
6 kapsül E vitamini
4 kapsül A vitamini

Yapılışı:
Tüm bu maddeleri bir blender içerisinde karıştırın. Karışımı ve kaseye dökün ve buzdolabında saklayın.  Elde ettiğiniz maddeyi çatlak olan veya olabilecek bölgeye uygulayın. Bu sayede hem daha sıkı bir cilde sahip olacaksınız, hem de meydana gelebilecek çatlaklara karşı cildinizi korumuş olacaksınız.

Selülitli Olmanın En Güzel Tarafı!

0

Vücudunuzda ve özellikle bacaklarınızdaki portakal görünümlü bölgelerden çekinebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında kendinize küsüp sahile gitmekten utanabilirsiniz. Ancak önce haberimize kulak verin. Çünkü selülitle ilgili hayatınızda duyduğunuz en güzel bilgileri okumak üzeresiniz.

Science araştırma dergisinde yayınlanan bir habere göre Amerikalı araştırmacılar selülitli kadınların daha zeki olduğunu savunuyor.

Bilim adamlarına göre selüliti meydana getiren yağ hücreleri, beyindeki aktif çalışmayı tetikleyen yağ asitlerini temin ediyor. Bu yağ asitleri özellikle beynin merkezinde bulunan gri maddeyi güçlendiriyor.

Ayrıca uzmanlar selüliti bir dezavantaj görmenin yanlış olduğuna da dikkat çekiyor. Çünkü selülit kadın hormonlarının üretiminin normal olduğunu ve sağlıklı çocuklar dünyaya getirileceğini haber veriyor.

Silikonsuz Göğüs Büyütme Yöntemleri

0

Plastik cerrahi uzmanları  “Breastox” olarak bilinen bir teknikle Botoks uygulamasıyla göğüslerin hem dikleştirilebildiğini hem de büyütülebildiğini belirtiyor.

Bu yöntem 30 dakikadan daha fazla sürmüyor ve göğüslere etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Genellikle bu yöntem erken yaşta anne olmuş kadınlar tarafından tercih ediliyor. Estetik tıp konusunda uzman doktorlar botoks iğnelerinin doğumdan 3 ay sonra uygulanabileceğini belirtiyor.

Botoksla göğüs büyütme yöntemi göğüs kasına 12 enjeksiyon içeriyor. Botoks sayesinde pektoral kaslar güçleniyor ve yaşlanma ya da güneş nedenli kırışıklıklar da azalıyor. hastanın acı hissetmemesi için doktorlar iğneleri anestetik bir krem ile birlikte uyguluyor.

Ancak bazı kadınların ameliyatsız istediği göğüslere kavuşması pek mümkün olmuyor. Uzmanlar silikon taktıran kadınların botoks yöntemine güvenemeyeceğini belirtiyor.

Ayrıca, bu yöntemin etkisi de çok kısa sürebiliyor. Göğüs kaldırma ve dikleştirme etkisi ancak 3 ay sürüyor. 3 ay sonrasında aynı sürecin tekrarlanması gerekiyor.

Selülitle Baş Etme Yolları

0

Selülit yağ hücrelerini birbirine bağlayan dokuda sıvı ve toksin madde birikmesiyle cilt üzerinde engebeli görünüme neden olan bir sorundur.

Selülitin nedeni
Selülitten kurtulmak için önce nedenini bilmek gereklidir. Uzmanlar bu faktörler arasında stres, zayıf beslenme, hormonal rahatsızlıklar, kötü alışkanlıklar ve yetersiz vücut bakımını gösteriyor. Bu nedenle selülit sadece kilolu değil çok zayıf bayanlarda dahi görülebiliyor.

Selülit tedavisi
Selülitten kurtulmak için dokulardaki sıvı değişimini normale döndürmeniz gerekir.  Bunun için mümkün olduğu kadar fazla su içmeli ve tuzu azaltmalısınız.

Selülite karşı beslenme düzeni
Dikkat edilmesi gereken ikinci konu ise beslenme düzeninizdir. Fast food, kızartmalar, cipsler, gazlı içecekler, çikolata ve sosları mümkün olduğu kadar azaltmanız gerekir. Eğer sigara içiyorsanız da vitamin takviyesi alabilirsiniz. Selülitle baş etmede size yardımcı bazı besinler de bulunmaktadır. Bunlar lahana, Antep fıstığı, ananas ve pirinç gibi lifli yiyeceklerdir.

Selülit Kremleri işe yarar mı?
Selülitin bir hastalık olduğunu unutmayın. Bu nedenle kozmetik süreçlerin de kullanılabileceği karmaşık yöntemlerle çözülebilir.
Anti-selülit kremleri bu konuda oldukça etkilidir. Bilimin gelişmesiyle birlikte üretilen ürünler selüliti hücre bazında tedavi edebilmektedir.Ayrıca deriye elastikiyet kazandırarak tamamen yok etmese de görünümünü azaltabilir.

Kozmetik uzmanları bu kremlerin gece daha etkili olduğunu belirtmektedir. Çünkü geceleri vücut depolama işiyle meşguldür. Hücreler aktif olarak besin maddelerini emer ve kullanır. Bu nedenle akşam duş aldıktan sonra bir havlu ya da sünger ile vücudunuzu ovun. Ardından kremi selülitli bölgelerinize uygulayın.  Masaj da kan akışını hızlandırarak selülite karşı yardımcı olacaktır.

Yağ Enjeksiyonu Cilde Yeniden Hayat Veriyor!

0

Yağ enjeksiyonu cilde yeniden hayat veriyor

Kırışıklıklar, buruşukluklar ve çöküntüler
Yağ enjeksiyonu ile ciltteki çöküntüler ve oluklar kaldırılarak daha genç görünümlü bir yüz hatlarına sahip olunabilir. Yağ enjeksiyonun yaşlanma ya da hasarlı cilt üzerinde olumlu ve gençleştirici etkiye sahip olduğu görülmüştür. Vücudun fazla yağ depolanan bölgelerinden yağ hücreleri alınıp inceltilerek enjeksiyon aracılığı ile yüzün ihtiyacı olan bölgelere enjekte edilir. Yüz bölgesinde çökük yanaklar, düz ve belirsiz elmacık kemikleri, cilt kırışıklarında; vücutta ise düz ve kıvrımsız kalçalarda, popo şekillendirmede, çarpık bacak tedavisinde ve eldeki kırışıklıkların giderilmesinde kullanılır.

Dudaklar
Yağ enjeksiyonu ile dudakların hacmi artırılarak dolgunluk kazandırılabilir. Aynı zamanda dudakların konturları da belirgin hale getirilir. Yaşlanma ile birlikte dudakların konturları giderek kaybolur. Yağ enjeksiyonu ile ağız çevresindeki sarkmalar ve kırışıklıklar tedavi edilebilir.

Dudaklara yağ enjeksiyonu, bu işlem için özel olarak tasarlanmış çok ince kanüller ya da iğne aracılığı ile yapılır. Yağ enjekte edilmiş dudaklar doğal ve yumuşak bir his oluşur.

Elmacık kemiği
Elmacık kemiği bölgesinin dolgunluğu ve çıkıklğı gençliğin önemli bir işaretidir. Yaşlanma ile birlikte cilt altı yağ tabakaları giderek kaybolur ve cildin elastikiyeti azalır. Bu durum özellikle elmacık kemiği bölgesideki belirginliğin  azalmasına ve çöküntülere neden olur. Bu alanlara yağ enjeksiyonu yöntemi ile tekrar dolgunluk verilebilir. Bu bölge üzerine enjekte edilen  yağ hücreleri aynı zamanda cildi güçlendirerek cilt kalitesinin artmasına da yardımcı olur.

Yara izleri
Yara izi tedavisinde de yağ enjeksiyonu kullanılabilir. Enjeksiyon ya da kanül yardımıyla deri altı katmalarının içine yağ enjekte edilir ve bu sayede yara izinin daha iyi görünmesi sağlanır. Bununla beraber yara izine yapılan yağ enjeksiyonları cildin kalitesini arttırarak  gelecekte yapılacak  bir cerrahi işleminde olumlu sonuçlarını arttıracaktır.

Vücut şekillendirme
Yağ enjeksiyonu yüz haricinde özellikle popo şekillendirmek, bacaktaki diz altı şekil bozukluklarını gidermek, meme büyütmek, ince bilekleri biraz daha kalın hale getirmek ya da vücudunuzdaki travma (kaza), ameliyat gibi herhangi bir nedenden dolayı oluşan çöküklük ve düzensizliklerin gidermek amacıyla kullanılmaktadır.
Yağ enjeksiyonu kalıcı bir işlemdir.

Ancak verilen yağın bir kısmı vücut tarafından eritilmekte  bir kısmı ise kalmaktadır. Bu kalan miktar kişiden kişiye göre değişmekle beraber %30- % 60 arasında değişmektedir. Genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır fakat hastanın tercihine göre genel anestezi de uygulanabilir. Karın ve bacak arası gibi bölgelerden fazla yağ liposuction yöntemi ile alınarak birtakım işlemlerden geçirildikten sonra dolgunlaştırmak istenen bölgelere transfer edilir.

Operasyon yaklaşık 1 ile 1,5 saat arasında sürmektedir. Lokal anestezi altında gerçekleştirilen operasyonlarda hasta yaklaşık 1 saat dinlendikten sonra, genel anestezi ile yapılan işlemlerde ise 4-6 saatlik bir dinlenmenin ardından hasta evine dönebilir.

 Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Op.Dr. Deniz Küçükkaya

Botoks ve Dolgu Estetiği

0
Botoks ve dolgu estetiği
Botoks, clostirdium botulinum denilen bir bakterinin oluşturmuş olduğu bir proteindir. Vücuda herhangi bir zararı olmayan bir enjeksiyondur. Botoks enjeksiyonu eskiden nörolojik, ortopedik, kas hastalıkları, göz problemleri vs. gibi bazı rahatsızlıklarda uzun yıllardır kullanılan bir ilaçtır. Yaklaşık 20 yıldır estetik amaçlı olarak da kullanılmaktadır.
Botoks, istenmeyen ve ciltte kırışıklığa neden olan mimik hareketlerini engellemek için enjeksiyon aracılığıyla kasa uygulanarak yapılır. Özellikle göz etrafında, kaş arasında, alın çizgilerinde, kaş kaldırmada, boyun çizgilerinde kullanılır.
Gözlerin dış çevresinde oluşan kazayağı denilen çizgiler, burun ile ağız kenarındaki daha yaşlı gösteren oluklar, yorgun ve bitkin bir görüntüye neden olan kaş düşüklükleri kişileri mutsuz edebiliyor. Bütün bu sorunlardan botoks ve dolgu yardımıyla ameliyatsız bir şekilde çabucak kurtulabilirler. Öğle yemeği arasında ya da akşam işten eve dönüş sırasında kısa bir mola vererek bu sıkıntılarından kurtulmak, kendinizi  daha genç ve enerjik hissetmek mümkündür.
Botoks enjeksiyonu kırışıklıklara neden olan aşırı mimiklerin geçici olarak dondurulmasını sağlar. Yüzdeki birkaç noktaya yapılan enjeksiyonla hiçbir Ağrı ya da sızı hissedilmeden basit bir şekilde gerçekleştirilebilir. Botoks etkisini birkaç hafta içinde göstererek aşırı mimiklerin kullanılmasını önler. Botoks doğru noktalara yapıldığı sürece yüzde donuk bir ifadeye neden olmaz. Doğal mimikler rahatlıkla kullanılabilir. Eğer iyi bir uygulama ise kişinin botoks ve dolgu yaptırdığı anlaşılmaz.
Dolgu uygulamaları
Dolgu işlemleri ise burun kenarlarından aşağıya inen ya da iki kaş arasındaki derin oluklara, göz altlarındaki çukurluk nedeniyle oluşan morlukları azaltmada, eğer ihtiyaç varsa elmacık kemiklerine, dudaklara ve dudak çevresine kontur vermek için uygulanabilir. Geçici dolguların kullanma süresi iki yıldır. Bir iki yıl sonra eğer istenirse dolgu işleminin tekrarlanması gerekir. Kalıcı dolgu kullanımı estetik cerrahlar tarafından tercih edilmez, tavsiye de edilmez.  Dolgu işlemleri de acısız ve basit bit uygulamadır.
Yağ enjeksiyonu  dolgu işlemine göre daha çok volüm gerektiren durumlarda uygulanır. Kalıcı bir uygulamadır. Zayıf yüzler ve volüm eksiklerinde daha iyi sonuçlar verir. Yüzde elmacık kemiklerine, yanak çöküklüklerine ve göz altlarına uygulanabilir.
Botoks ve dolgu işleminde doğal görünüm çok önemlidir. Bütün estetik işlemlerde olduğu gibi amaç doğal olmayan bir görünümü doğal hale getirmektir. Hastanın yüzü için hangi tekniğin daha uygun olduğuna estetik cerrahın karar vermesi çok daha doğrudur.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Op.Dr. Fatih Dağdelen 

Ameliyatsız yüz gençleştirme mümkün mü?

0

Ameliyatsız yüz gençleştirme mümkün mü?

“Yüzdeki hacim kayıpları, mevcut yağ oranındaki azalma, yağların yer değiştirmesi ve zamanla zayıflayan ve farklı bir şekle giren iskelet yapısından da kaynaklanıyor” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur sıklıkla gözlemlenen hacim kayıplarını ve kırışıklık bölgelerini anlattı: Yanaklar, gözyaşı kanalında beliren çukurluk, nazolabial çizgiler yani burun ve yanak arasında belirginleşen çizgiler, belirginliğini kaybeden elmacık bölgesi, barkod çizgileri yani dudak üstü ve çevresindeki dikine çizgiler, alt çene bölgesindeki çökme ve sarkma, göz çevresindeki ve alın bölgesindeki kırışıklıklar yaşlanmanın farklı evrelerinde karşılaştığımız durumlardır.

Ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemleri söz gelimi Örümcek Ağı estetiği, dolgu, botoks ve diğer medikal uygulamalar son derece verimli ve etkili sonuçlar almamızı sağlıyor”.

Revizyon gereklidir

“Yaşlanma devam eden fizyolojik bir süreçtir bu sebeple hedeflenen görüntüye ulaşma ve bu görüntüyü korumak için uygulanan tedavi planının zamanı geldikçe revize edilmesi son derece önemlidir” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur ayrıca ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemlerinde kişiye özel özel tedavi planlamasının çok önemli olduğunu açıkladı.

Tedaviler bireyselleştirilmelidir

“Dolgu ve botoks uygulamalarında, Örümcek Ağı estetiğinde sıklıkla bireyler tek bir alanın tedavisi için başvurabilirler. Fakat sadece bir tek alanı baz alan uygulamalar, dengesiz bir dağılıma, doğal olmayan bir sonuca yol açabilir. Bu sebeple total olarak yüzün değerlendirilmesi ve bireysel, kişiye özel bir planlamanın tedaviye dahil edilmesi gerekir.

Bu doğrultuda hastanın bireysel ihtiyaç, istek ve tercihleri de göz önünde bulundurularak, tedavinin bireyselleştirilmesi son derece önemlidir. Tedavi planlamasında hastanın cinsiyeti, yüz ve cilt tipi ve mevcut estetik müdahaleleri göz önünde tutulup, yapılacak uygulamanın diğer alanlara etkisi hesaplanarak planlanmalıdır” diyen Cihantimur mutlaka tedavi planının hasta ile paylaşılması gerektiğini, kısa ve uzun vadede belirlenen hedeflerle, beklenilen sonucun tartışılmasının önemini de belirtti.

Şifreleri çözmek lazım

Cihantimur ayrıca şunları söyledi: “Özellikle yüz bölgesinde ele alınan gençleştirme uygulamaları, hacim kazandıran ve cilt dokusunu yeniden yapılandıran bir yaklaşımla yapılıyor. En başta bireysel ihtiyaçları ele alarak ve en doğal görüntünün elde edilmesi amacıyla tasarlanan bu uygulamalarla, artık gençliğin şifresi bireysel çözümlerle deşifre ediliyor. Herkesin kendine özgü bir yüz ifadesi vardır ve gençleştirme uygulamalarında bu ifadenin korunması ve doğal optimum sonuçları elde etmek için kişiye özel tedavi planlaması yapılmalıdır.

Noktasal ve hastanın profiline göre yapılandırılan uygulamalarla ve doğru noktaları bularak ilerleyen tedavilerle gençleştirme çalışmalarının yapılması gerekir. Her kişide bu noktalar farklı şekilde şifrelenmiştir. Bu şifreler çözülünce güzellik oryaya çıkacaktır. Önemli olan her bireyde farklılık arz eden doğru noktaları bulmaktır”.

Bizi Takip Edin

4,051BeğenenlerBeğen
125TakipçiTakip Et
37,017TakipçiTakip Et
161TakipçiTakip Et

Sivilce İzleri Nasıl Geçer?

Ergenlik dönemi deri hastalığı olarak bilinse de hemen her yaşta kâbus gibi yüzümüzde beliren sivilcelerin iz bırakıp bırakmayacağı korkusu artık içinizi kemirmesin. Pek çok...