Ana Sayfa Etiketler İlişki

Etiket: İlişki


Kadınların Sormaya Utandığı Cinsellik Soruları ve Cevapları

0

Ne kadar açık fikirli olursak olalım bir çoğumuzun sormaya ve cevaplamaya çekindiği hatta utandığı bazı sorular var.

Özellikle konu cinsellik olduğunda kültürümüz ve yetiştirilişimiz sebebi ile çok da rahat değiliz.

Kadınların sormaya ve cevaplamaya utandığı sorular neler?

Orgazm oluyor muyum?
Yapılan araştırmalar kadınların çoğunun gerçek orgazma ulaşamadıklarını gösteriyor. Etraflarındaki kadınlardan harika orgazm hikayeleri duydukça bu konuda “Acaba benim az önce hissettiğim orgazm mıydı?” demeden duramıyorlar.
Uzmanlar orgazmın genç yaşlarda çok fazla hissedilemeyebileceğini, orta yaşa doğru ve cinsel tecrübenin artması ile çok daha keyifli orgazmlar yaşanabileceğini belirtiyor.

Sinir yapısı açısından oldukça zengin olan klitoris orgazm olmak için uyarılması gereken bir bölge. Kadınların büyük bir çoğunluğu cinsel ilişki sırasında orgazm olmamakta.Orgazm olma şekli ve süresi de kadından kadına değişiklik gösteren bir durum.

Cinsel ilişki sonrasında canımın acımasının sebebi nedir?
Cinsel ilişki sırasında sıvı salgılaması sonucunda kayganlaşan vajina cinsel ilişkiyi kolaylaştıran bir yapıya sahip. Ancak bazı durumlarda vajina içerisindeki sıvıda azalma meydana gelebiliyor bu da penisin vajina içerisine girdiği sırada kuruluk olduğundan vajina duvarlarında acıya sebep olabiliyor.

Vajinal sıvıda azalmanın sebebini öğrenmek için mutlaka doktora danışmanızı öneriyoruz.

Arka arkaya orgazm olabilir miyim?
Kadınların erkeklere nazaran orgazm olması ve gerçek hazza ulaşması çok daha meşakkatli bir iş ancak sevindirici haber kadınların orgazmı arka arkaya yaşama şansları var. Yani bir kadın arka arkaya bir kaç defa orgazm olabilir.

Vajinal duş gebelikten korur mu?
Yaygın olarak kullanılan doğum kontrol yöntemlerinden biri de vajinal duş. Oldukça ilkel bir yöntem olarak bilinse de yaygınlığını koruyor. İlişki sırasında içeri giden spermi su ile temizlemek ne yazık ki etkili olamayabiliyor. Zira rahime doğru ulaşan spermlerin ne kadarının temizlendiğini bilmek imkansız. En doğru doğum kontrol yöntemi bir uzmanın önereceği modern doğum kontrol yöntemidir.

Regl döneminde cinsel ilişkiye girebilir miyim?
Bu konuda uzmanlar da ikiye ayrılmış durumda. Regl döneminde enfeksiyonlara normalden daha fazla açık olan vajinada temizliğe dikkat edilmesi önemli. Bunun yanında regl döneminde ilişkiye girmek partneri de olumsuz etkileyebileceği düşüncesi bazı kadınları bu konuda çekimser bırakmakta.

Vajinamı nasıl temizlemeliyim?
Vajina temizliğinde kullanılmak üzere üretilmiş farklı bir çok ürün bulunmakta. Vajina temizliğini klasik sabun veya duş jelleri ile yapmamamız gerektiği konusunda uzmanlar ısrarla uyarıyor. Ancak bu temizliği sade su ile düzenli olarak yapmakta yanlış bir seçenek değil.

İlişkiniz Hakkında Olumlu Düşünün

0

Olumlu düşünmek, kendi düşüncelerinize müdahale ederek, üretken olmayan düşünceleri ve tavırları yok etmenin, bunları üretken ve pozitif düşüncelerle değiştirmenin bir yoludur. Bu sayede uzun dönemde hem fiziksel hemde psikolojik faydalar elde edilebilir. Eğer doğru bir şekilde uygularsanız ilişkilerde olumlu düşünme, ilişkinin kalitesini önemli oranda artırabilir.

Olumlu düşünme ilişkinizi dönüştürmenin basit bir yoludur. Bu fikrin temelinde, insanların mutsuzluğunun üretken olmayan düşünce modellerine dayandığı yatmaktadır. Olumlu düşünen biri olma yolunda göreviniz düşünce modelleriniz üzerinde anbean farkındalığa sahip olmak, negatif düşünce modellerini tanımlamak ve değiştirmektir. Düşünce modelleri sadece kelimeler değil görüntüler şeklinde de olabilirler.

İlk adım, kendinize günün farklı anlarında “şu an ne düşünüyorum?” diye sormaktır. Kendi düşüncelerinizle ilgili farkındalığınız otomatik hale gelene kadar bunu yapın. İkinci adım lafları cımbızlama, felaket haline getirme, kutuplaştırma veya kişisel algılama gibi negatif düşünce modellerini tanımlamaktır. Son adım ise bu olumsuz modelleri, olumluları ile değiştirmektir. Daha gelişmiş seviyelerde yaratıcı görselleştirme gibi tekniklerle zihinsel imgeleminizi de değiştirebilirsiniz.

Olumlu düşünme konusunda başarılı olduğunuzda bunu ilişkinize uygulamaya başlayabilirsiniz. İşe yarayan tekniklerden biri partnerinizinidealizasyonudur. Mutlu ilişkilerde genellikle partneri, kişiyi kendinin gördüğünden daha iyi bir şekilde görür. Bir aşamaya kadar partnerinizin karakterini, kendisinin hak ettiğini düşündüğünden daha olumlu olarak görürseniz ilişkiniz gelişecektir. Özellikle o da aynı şeyi sizin için yaparsa.

Kendinize iyi bakmak ve kendinize yatırım yapmak ilişkileri geliştiren bir faktördür. Özellikle de duygusal sağlığa iyi gelecek şeyler başkalarıyla kurulan ilişkilerin daha olumlu olmasını sağlar. Spora ya da gitara başlayabilir, sigarayı bırakabilir ya da kendinizi sevdiğinizi gösteren başka bir şey yapabilirsiniz. Bu sayede ilişkiye duygusal açıdan duyduğunuz bağımlılık azalır ve partnerinizin de sizin de üzerinizdeki yük hafiflemiş olur.

İlişkilerde olumlu düşünmenin önemli bir aşaması da affedici olmaktır. Herkesin kusuru vardır, dolayısıyla herkes bir gün affedilmeye ihtiyaç duyacaktır. Partnerinize karşı affedici olmak konusunda açık olun. Bunu yapmanın iyi bir yolu partnerinizin erdemlerini düşünmek ve sizi kızdırdığında veya üzdüğünde bunları hatırlamaktır. Erdemleri, kusurlarına ağır bastığı sürece affedici olmak kolaylaşacaktır. Aynı zamanda siz de ihtiyaç duyduğunuzda, o da size benzer muamele gösterecektir.

Cinsel Gücü Arttıran Baharat

0

Yemeklere koku ve tat katmak amacıyla kullanılan kişniş, cinsel gücü artırıyor. Dr. Ömer Coşkun, bu baharatın günde 1 tatlı kaşığı düzenli olarak tüketildiğinde cinsel sorunları düzeltebileceğinin altını çizdi.

Dr. Coşkun, bazı dönemlerde erkekte veya kadında, cinsel isteksizlik, soğukluk ve organların görev yapamaması gibi birçok sıkıntıların meydana geldiğini ifade ederek, “Özellikle bayanlarda cinsel isteksizlik günümüzde çok görülebiliyor. Bu sebeplere bağlı boşanmalar, şiddetli geçimsizlik, çiftlerde huzursuzluk gibi birden fazla sorunlara neden olabiliyor. Peki, hem erkekte hem de bayanda cinsel isteği hangi besinle artırabiliriz? Benim insanlara en çok tavsiye ettiğim gıdalardan birisi kişniştir” dedi.

Hem erkekte hem kadında cinsel gücü artırıyor

Dr. Ömer Coşkun, kişniş bitkisinin hem erkekte hem de bayanlarda cinsel gücü belirli bir zamandan sonra artırdığına dikkat çekerek, “Günde bir tatlı kaşığı düzenli kullanıldığında çiftlerin cinsel sorunları düzelebilir. Kişnişi toz halinde tercih ederseniz kullanımı ve etkisi daha çabuk gösterir. İçindeki uçucu yağın da yüksek oranda coriandrol ile düşük oranda geraniol, borneol, pinen gibi birçok etken maddeler belirli bir zaman sonra etkisini gösterir. Bu sayede çiftler arasındaki cinsel isteksizlik sona ermiş olur” diye konuştu.

Kalp Hastalarına Cinsellik Önerileri

0

Prof. Hattat öncelikle kalbi etkileyen her şeyin cinselliği de etkilediğinin altını çiziyor ve şöyle açıklıyor: “Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiliyor.  Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı Alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam)  cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratıyor.  Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülüyor.  İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabiliyor.”

Prof. Dr. Halim Hattat Kalp krizi veya Bypass sonrasında sertleşme sorununun hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabildiğini anlatıyor: “ Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp Ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabiliyor.  Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabiliyor (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz).  Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabiliyor. Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar  da cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabiliyor.  Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz.  Ancak bu ilaçların muhakkak kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz.  Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz.  Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz.  Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebiliyor.   Bu durumda da psikolojik yardım sunuyoruz. Bazen anksiyete veya depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.”

Prof. Dr. Halim Hattat Bypass ameliyatı sonrası birçok hastanın eskiye oranla daha sinirli, daha sabırsız olduğunu, kalp krizi yaşayan bir çok kişinin endişeli, depresif ve sıkıntılı hissedebildiğini, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünebildiğini belirtiyor:
“  Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durum da hastanın moralini bozabiliyor.  Bir de cinsel sorunlar ortaya çıkmışsa hastanın kendine güveni iyice zedelenebiliyor.  Kişi cinselliğe başlamaktan hatta olası bir ölüm ihtimalinden korkabiliyor.  Bazen de hastalar eski cinsel performanslarını gösterip göstermeyecekleri konusunda performans endişesi denilen bir durum yaşayabiliyor. Bu da psikolojik sertleşme sorununa yol açabiliyor.  Tüm bu durumlar hastanın cinsel isteğini azaltabiliyor, onu partnerinden uzaklaştırabiliyor.  Bu nedenle kalp damar hastalığı geçirenlerin cinsel sıkıntıları konusunda mutlaka bir uzmana başvurması gerekiyor.  Cinsel sorunların altında yatan faktörlerin incelenmesi, organik faktörlerin medikal tedavilerle, performans endişesi gibi sorunların cinsel terapiyle tedavi edilmesi yardımcı olabiliyor.  Bazen sadece doktorla endişeleri paylaşmak, partneriyle sıkıntılarını konuşmak bile hastanın üzerinden büyük bir yük kaldırıyor.   Biz özellikle eşleri bypass olan veya kalp krizi geçiren kadınlarda da aşırı bir endişe hali görüyoruz.  Bununla birlikte hasta iyileşme sürecinden geçip cinselliğe hazır olduğunda eğer beraberlikten kaçınıyorsa eşler suçu kendilerinde arayabiliyor.  Kendilerini eskisi kadar çekici hissetmiyorlar.  Bu durumda iletişim çok önemli.  Çift olarak böyle bir ameliyat sonrası yaşadıklarını, korkularını, isteklerini, duygularını açık bir dille konuşmalarını öneriyoruz.  Böyle bir iletişim çifti yakınlaştırıyor ve çözüm yolları aramaya teşvik ediyor.

Kalp Hastalarına 5 Altın Öneri ile Cinsellik Yol Haritası

Prof. Dr. Halim Hattat özellikle şu önerilerde bulunuyor: 

1. Kalp krizi sonrasında veya bypass ertesi çiftlerin cinsellikten vazgeçmelerinin en büyük nedeni bilgisizlik.  Normal olarak kalp krizi sonrasında yaklaşık 16 hafta sonra cinselliğe geri dönebiliyor.  Bir çok uzman yaklaşık 8-14 haftalık bir bekleme süresinin yeterli olduğunu düşünüyor.  Bu süre tabii ki hastanın isteğine, genel fitness seviyesine ve bilgisine göre değişiyor. Kalp hastalığı sonrası seks yapıp yapamayacağınızın en güzel testi şudur:  Eğer göğsünüzde rahatsızlık, ağrı, çarpıntı, nefes darlığı gibi belirtiler olmadan yaklaşık 15-20 dakika yürüyebiliyorsanız sekse hazırsınız demektedir.  Ancak tabii burada hekime danışmayı unutmamak şart! Sonuçta By-pass ameliyatı sonrasında hastalar göğüs kemiklerini zorlamadan hangi ve ne şiddetteki aktiviteleri yapabileceklerini öğrenmelidir.  Bir çok kişi ameliyat sonrasında hemen yürümek ve hareket etmeye teşvik edilir.  By-pass sonrası cinsel aktiviteye geri dönülmesi için öncelikle iyi bir kalp kapasitesine sahip olunmalıdır.  İyi bir beslenme ve egzersiz programı gerekir.

2. Cinsel beraberlikten çekinen çiftler ilişkilerine önce bireysel uyarılarla başlayabilir. Aslında seçilen pozisyonlar arasında efor açısından bir fark yok.  Yani çiftin seçtikleri tarzda rahatlık hissetmeleri yeterli.  Ancak zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondüsyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir. Tabii seksi bıramayı gösteren bazı uyarı işaretleri var:  Seks sırasında veya sonrasında göğüs ağrısı oluşursa,  15 dakika veya daha fazla süren kalp çarpıntıları varsa, cinsellik sonrasında beklenmedik bir uykusuzluk, rahatsızlık hissi varsa, öteki güne kadar devam eden yorgunluk hissi varsa mutlaka doktora başvurmak gerekir.

3. Eğer bypass geçiren kişi sertleşme sorunu da yaşıyorsa sertleşmeyi sağlayan ilaçlardan yardım alınabilir. Sertleşme sorununun tedavisinde ilaçların yanında enjeksiyon tedavilerinden, üretra içine yerleştirilen ilaçlardan, daha ileri vakalarda ise mutluluk çubuğu olarak bilinen penis protezlerden de yardım alabiliyoruz.

4. Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.  Bir de bu tip ilaçların yalnızca cinsel istek olduğunda işe yarayacağının altını çizmek gerekiyor.  Yani partnerine karşı isteği olmayan kişilerde bu ilaçlar işe yaramaz.  Bazı hastalar ilaçları bu şekilde alıp işe yaramadığını görünce psikolojik olarak etkilenip cinsellikten tamamen uzaklaşabiliyor.

5. Sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar konusunda partnerin de eğitilmesi gerekiyor.  Sonuçta bu ilaçlar belli bir süre içinde etkili oluyorlar.  Bu da çiftin cinsel hayatında birtakım değişikliklere gitmesine neden olabiliyor.  Erkek ilacı alıp hazır oluyor oysa kadının uyarılması için daha uzun süre gerekiyor.  Veya kadın erkek sadece ilaç nedeniyle onu arzuluyor sanıyor.  Oysa bu ilaçlar yalnızca erkek istekli ise işe yarıyor.  Bu nedenle ilaç kullanımını hastalarla birlikte partnerlerine de öğretiyoruz.

Kadınlar Neden Orgazm Taklidi Yapar?

0

481 kadının incelendiği araştırmada kadınların %80’inin orgazm taklidi yaptığı ortaya çıkarıldı.

Araştırmanın sonuçlarına göre kadınlar 4 sebepten ötürü orgazm taklidi yapıyor.

En sık verilen cevap eşlerinin kendilerini kötü hissetmesini engellemek olduğu görüldü.

İkinci sebep ise korku ve güvensizlik hissi. Seksin pozitif bir his yaratmasını ve kendilerinizi iyi hissetmek için taklit yapıyor.Ayrıca  orgazm taklidini gerçekten orgazm olmak umuduyla yaptığı da belirtildi.

Verilen cevaplardan sonuncusu ise pek şaşırtmıyor. Kadınlar cinsel ilişkiyi sonlandırmak istedikleri için orgazm taklidi yapıyor.

Psikologlar orgazm olmak umuduyla taklit yapan kadınların durumunu benzer örneklerle açıklıyor. Deprepyondaki hastaların mutlu olmak için gülümsediğini söyleyen uzmanlar “Gülümsemek mutluluk hormonunun salgılanmasını tetikliyor ve başta sahte olan gülücükler devamında kişinin gerçekten mutlu olmasını sağlıyor” diyor.

Bunları Yapıyorsanız Cinsel Sorununuz Olmaz

0

Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat bu özel günde cinsel sorunları en aza indirgemek için altın önerilerini sunuyor. Prof. Dr. Halim Hattat’a göre cinsellikte neden zevk aldığını bilmek, bunu partnere doğru ifade edebilmek ve partnerin de arzu ve isteklerini öğrenebilmek gerekiyor.  Doğru cinsel bilgilere sahip olmak, şehir efsanelerine kulak asmamak, cinsel sorunlarda hemen karşı tarafı suçlamamak da bu iletişimin bir parçası.  Kadın ve erkek vücutlarında cinsel uyarılma açısından oluşan farkları anlamak da kaliteli bir cinsel hayat için gerekli.

 Prof. Hattat konuyu şöyle özetliyor: “Doğru cinsel bilgi seviyesi ile cinsel iletişim yeteneğine cinsel zeka diyoruz.  Kadın ve erkeklerin cinselliğe bakışı pek çok açıdan değişiklik gösteriyor. Bu değişikliklere 14 Şubat öncesinde dikkat çekmek istiyoruz. Öncelikle unutulmaması gereken, kadın cinselliğinde psikoloji ve duygular çok ön planda.  Birçok kadın için cinsellik yatak odasından çok önce başlıyor.  Romantik sözler, duygusal bir yaklaşım kadınları cinsel olarak motive ediyor. İlişkisinde bu yakınlığı bulamayan kadınlar için cinsellikten alınan tatmin de azalıyor. İlişki çatışmaları, iletişim sorunları, günlük stresler cinsel sorunlara zemin hazırlıyor.  Bunun yanında, kadınlar çoğu zaman evlilik hayatına cinsel bilgi eksikliği içinde giriyorlar.  Kendi cinselliklerini eşle keşfediyorlar. Dolayısıyla, çoğu zaman eşlerinin cinselliği başlatmasını ve sürdürmesini bekliyorlar.  Eşlerinin içgüdüsel olarak kendisinin düşünce ve isteklerini anlamasını arzu ediyorlar.  Bu durum ise özellikle Sevgililer Gününde eşlere performansta başarılı olma baskısı şeklinde yansıyabiliyor.  Erkeklerde ise cinselliğin fiziksel yönü biraz daha ön planda oluyor.  Erkek vücudu kadınlara göre cinselliğe daha hızlı hazır hale geldiğinden, bu fark erkeklerde stres yaratabiliyor.  Hızlı uyarılmayan veya hızlı orgazm olmayan partnerler erkeklerin kendilerini yetersiz görmesine yol açabiliyor.  Bazı durumlarda ise erkek bu farktan dolayı eşini suçluyor.”

Sevgililer Günü Cinsellik Rehberi
Bütün bu bilgiler ışığında Prof. Dr. Halim Hattat, Sevgililer Günü için bir rehber önerisinde bulunuyor:

1.Duygusallığa odaklanın: Güzel bir söz, bir öpücük, bir kucaklama eşinize iyi duygular beslediğinizi göstermenin güzel yollarıdır. Ufak dokunuşların her zaman cinsel beraberlikle sonuçlanması gerekmez. Pek çok çift cinsel sorunlarının duygusal yaşamlarını da olumsuz etkilediğini fark eder. Bu nedenle eşinizle duygusallığınızı yaşamaya odaklanın.

2.Kendinize özen gösterin: Özellikle birlikteliğin ilk başladığı günlerde kendinize, giysilerinize, kişisel hijyen ve güzelliğinize özen göstermeniz, hem kendinize olan güveninizi artıracak hem de partnerinizin hoşuna gidecektir.

3.Ön sevişmeyi geçiştirmeyin: Cinsel uyarılma, orgazm süreçlerinde özellikle kadınlar için gerekli bir süre olduğunu unutmayın.

4.Kendinize zaman tanıyın: Sizi hem fiziksel hem de psikolojik ve duygusal olarak etkileyen cinsel problemlerinizin olumsuz etkilerinden kurtulmak için kendinize zaman tanıyın. Duygusallık, sabır ve anlayışla hem partneriniz hem de siz bir süre sonra cinselliğinizin ve ilişkinizin heyecanına kavuştuğunu fark edeceksiniz.

5.Birlikte eğlenin: Çift olarak eğlenebileceğiniz aktiviteleri ve hobileri araştırın. Dans etmek, yüzmek, Tenis oynamak, fotoğraf çekmek, tiyatro sinemaya gitmek veya hoşlandığınız başka bir aktiviteyi birlikte yapmak ilişkinizi kuvvetlendirecek ve iletişim yeteneğinizi geliştirecektir.

6.Yatak odanızı keyifli hale getirin: Yumuşak bir ışık, rahat bir yatak, sevdiğiniz bir müzik, mumlar, taze çiçekler… Bu gibi dokunuşlarla yatak odanızı sevdiğiniz, kendinizi rahat hissettiğiniz ve cinsel isteğinizi uyandıracak bir mekâna dönüştürmeniz cinselliğinizi olumlu etkileyecektir.

7.Onu sevindirin: Bir demet çiçek, bir dergi veya küçük bir not ile partnerinizi sevindirmeye, ona küçük sürprizler hazırlamaya vakit ayırın.

8.Neyi sevdiğinizi keşfedin: Cinsellikte nelerden hoşlandığınızı, partnerinizden beklentinizi, size eğlenceli ve keyifli gelen hareketleri, fantezileri, ortamları gözden geçirin. Önce kendi cinselliğinizi keşfedin, sonra bunları partnerinizle paylaşın.

9.Partnerinize kulak verin: Cinsel problemleriniz sizi etkilediği kadar partnerinizi de etkiler. Ondan gelen cinsel talepleri reddettiğinizde, karşılayamadığınızda, kendi problemleriniz nedeniyle stresli, öfkeli, endişeli olduğunuz zamanlarda onun da kırılabileceğini, üzülüp sinirlenebileceğini bilmelisiniz. Bu nedenle konuşulması gereken olumsuz hisleri açığa çıkarmasında ona yardım olmalısınız. İletişim cinsel sorunların aşılmasında en önemli noktadır. Ona kendini anlatması için bir fırsat vermelisiniz.

10.Cinsel sorunları alınyazısı kabul etmeyin: Her türlü cinsel sorununuzun bir tedavisi olduğunu unutmayın. Önemli olan zamanında doktorunuza başvurmanızdır.

Cinsellik Sırasında Utanıyorsanız
Prof. Dr. Halim Hattat Utanma duygusu nedeniyle cinsel sorunlar yaşıyorsanız, duygularınızı mutlaka ifade etmeniz gerektiğinin de altını çiziyor: “Burada en önemli şey çiftlerin birbirleriyle olan iletişimlerini kaybetmemeleri. Bir cinsel problem yaşadığınızda mutlaka uzman bir hekimden yardım isteyin, çareyi eş dost komşu tavsiyelerinde aramayın. Uzman bir hekim cinsel problemlerin organik yani fiziksel sebeplerini araştıracak, soruna katkıda bulunan psikolojik faktörler varsa cinsellik konusunda uzmanlaşmış bir psikologla birlikte tedavi planı oluşturacaktır.”

Kadınların Kabusu Vajinismus…

0

Türkiye’de cinsel sorun yaşayan kadınların sayısı oldukça yüksektir. Hatta her 10 evli çiftten birinin bu sorunu yaşamakta olduğu görülmektedir. Ülkemizin önde gelen doktorlarından hem jinekolog hem de cinsel terapist olan Op. Dr. Yeşim Yerçok“Vajinismus” gibi cinsel ilişki kurulmasını engelleyen problemlerin boşanmaların önemli sebeplerinden olduğunu söyledi.

Cinsel ilişki esnasında kadının istemsiz olarak bedenini ve vajina kaslarını kasması sonucu cinsel ilişkiye girememe haline “vajinismus” denir. Tüm dünyada oldukça sık karşılaşılan, ancak açıklamaya çekinildiği için yıllarca evlilik hayatında sır olarak kalabilen bir konudur. Genellikle çiftlerin yakın çevre ve aileleri tarafından çocuk sahibi olmaları gündeme getirildiğinde veya bu konuda baskı başladığında uzman bir hekime başvurmak zorunlu hale gelmektedir.

Vajinismus problemi olan kadınların sosyokültürel seviyeleri değişiklik göstermektedir. Dar zihniyetli, aşırı korumacı ve baskıcı aile ortamında yetişen bayanlarda görülebildiği gibi meslek sahibi, üniversite mezunu, kültür düzeyi yüksek kişilerde de görülebilir. Vajinismus sorunu yaşayan kadınlar genellikle halen bakiredir, birkaç başarısız cinsel denemenin ardından vajina girişinde hissedilen acı duygusu ve korku nedeniyle cinsel birleşme gerçekleşmemiştir. Evli oldukları halde yıllardır bu halde evlilik hayatlarını sürdüren çiftlere oldukça sık rastlanmaktadır. Ya da daha önce normal ve sağlıklı cinsel deneyimi olduğu halde zor doğum, kürtaj, kötü jinekolojik muayene, tecavüz gibi travmatik olaylardan etkilenip sonradan vajinismus yaşayan kadınlar da vardır.

Vajinismus problemi yaşayan çiftler tam olarak cinsel birleşme yaşamadıkları halde vajen ağzına dökülen spermlerin neticesinde veya aşılama (inseminasyon) işlemi ile bebek sahibi olabilirler. Ancak evliliğin mutlu ve sağlıklı şekilde devamı için sağlıklı bir cinsel hayat son derece önemlidir.

Vajinismus tedavisinde amaç, vajina girişinde oluşmuş olumsuz “kas hafızası”nın kaldırılması ve istemsiz kasılmaların yok edilmesidir.

Vajinismus nedeni ile başvuran çiftlerin tedavisinde önce durum değerlendirmesi yapabilmek için şikayetler dinlenir, ardından konu hakkında her iki taraf bilgilendirilir. Jinekolojik muayenenin sadece gözle yapılacağı, kadının anatomik yapısını ve vajinismus derecesini anlayabilmek için yapacağımız muayene esnasında asla herhangi bir Ağrı ve acı hissedilmeyeceği anlatılır. Bu muayene kadının genital bölgesinde cinsel ilişkiyi engelleyen herhangi bir anatomik anomali olup olmadığının ayrımını yapabilmemiz için şarttır. Vajinismus problemi olan kadınların jinekolojik muayeneleri oldukça zor olmasına rağmen doktorun hastasına karşı sabırlı ve anlayışlı yaklaşımı, rahatlaması ve gevşemesi için yapacağı sözlü telkin ve uygun pozisyon sağlanmasının ardından sadece bir kaç dakika süren muayene sırasında kesinlikle ağrı ve acı hissedilmemesi hastanın endişe ve panik duygusunu ortadan kaldırır, doktoruna duyduğu güveni arttırır.

Vajinismus problemine tek seansta çözüm

Vajinismus tedavisi yaklaşık 1,5-2 saat sürmektedir. Seans pek çok egzersizden oluşmaktadır. (Nefes alma tekniği, dokunma egzersizi, imajinasyon (hayal etme), pelvik taban kasları rahatlatma, tüm vücut gevşeme, vajina kaslarını gevşetebilme, yüzleştirme…) Bilişsel yapılandırma ve sistematik duyarsızlaştırma dediğimiz tüm bu egzersizler ve olumlamalar sonunda hasta cinsellik ve cinsel ilişkiye girme konusunda bilinçaltında geliştirdiği tüm olumsuz düşüncelerinden, korku ve endişelerinden kurtulmuş, kendini bedenine hakim, güvenli ve cesaretli hissetmektedir. En önemlisi kontrol edemediği vajina kaslarını kontrol edebilmeyi ve duvar gibi hissettiği vajina girişini rahatlatıp açabilmeyi öğrenmektedir. Yani seans sonunda hasta hem bedensel hem de beyinsel olarak kendisini cinsel ilişkiye hazır hissederek klinikten ayrılmaktadır. Gerekirse sonraki günlerde pekiştirme seanslarıyla uygulamalar tekrarlanır. Uygulamalar tamamen uyanık ve bilinçli zihinle gerçekleştirilir.

Hastanın anesteziyle uyutulması, hipnoz, botox yapılması veya operasyonla kızlık zarının alınması gibi yöntemlerin hiç birisi kesin ve başarılı sonuç sağlamaz, aksine boşuna zaman ve para kaybına sebep olabileceği gibi çiftlerin umutsuzluklarının da artmasına sebep olmaktadır.

Kadın Hastalıkları
UzmanıOp. Dr. Yeşim Yerçok

Artık erkeklerin de başı ağrıyor

0

Fıkralara ve karikatürlere de konu olan bir bahanedir; kadınların başının ağrıması. Bu esprinin altında ise erkeğin hep seks isteyen, kadının da reddeden taraf olduğu varsayımı yatar. Gerçekten de genel yargı böyledir çünkü en yaygın cinsel mit’lerimizden de biridir; erkeğin her an sekse hazır olması. Oysa günümüzün değişen şartlarında, bu mit şimdi dönüp dolaşıyor ve ‘başı ağrıyan’ erkeklerin başını ağrıtıyor. Nasıl mı? Uzman Psikolog Treysi Kazmirci Özsezikli, konuyu aydınlatırken, aslında erkeklere de anlayış gösterilmesini istiyor.

Erkekler stres altında
Şehir hayatında stres günden güne artıyor. Trafik artık daha yoğun, iş saatleri daha uzun, para kazanmak daha zor, talepler daha çok, kaygı daha fazla…

Kadınlar da artık çalışıyor ama gerçek şu ki erkeklerin hissedilen yükü yine de daha ağır. Evlerin birinci geçim kaynağı hala erkekler. Bütün bunlar haliyle cinsel hayata da yansıyor. Günümüzde özellikle yeni evli çiftlerde sık rastlanan şikayetlerden biri, erkeğin isteksizliği… Erkeğin hep hazır olduğu inancıyla büyüyen, hele evliliğin ilk aylarında (balaylarında) kendisinden sürekli seks talep edileceğini bekleyen kadın, bu durumu kişisel algılıyor ve sürekli niye istenmediğini sorguluyor , ‘yorgunum’ cevabını ise kabul etmiyor. Neden? Çünkü erkek her şartta seks yapmak ister yargısıyla yetiştiğinden, ‘demek ki sorun bende’ gibi bir düşünce geliştiriyor. Bu süreçte de çiftler arasında konu, gittikçe büyüyen bir tartışma nedeni haline geliyor.

Kavga çıkarmak yerine, anlayış gösterin
Oysa penisin arkasında bir erkek olduğunu unutmamak gerek. Cinsellik bir keyif işidir. İşteki sorunlardan dolayı belki de doğru düzgün uyuyamayan bir erkek cinselliği nasıl düşünsün? Kadınlar, erkeklerin cinsel istekleriyle ilgili beklentilerini gerçekçi düzeyde tutarlarsa, bu konuyu açıkça konuşma cesareti gösterebilirler. Ayrıca erkeğin yaptığı açıklamaları da açık fikirlilikle dinleyip, durumun onlara duyulan aşk veya sevgiyle ilgili olmayabileceğini kabul ederlerse, çift olarak bunun üstesinden çok daha kolay gelebileceklerini unutmamalılar.

Erkek bir girişimde bulunmadı diye kavga çıkarmanın daha uzun süre seks yapmamaya yol açabileceğini de göz önünde bulundurmak gerek. Anlayış, sevgi ve huzurla geçen bir akşamın ardından keyfi yerine gelen erkeğin isteğinin artması, ‘Sen beni artık sevmiyorsun’ diye tepki verilen bir erkeğin isteğinin artmasından daha olası…

Sevgisini ifade etme yolları farklı olabilir
Bir de belki şunu sorgulamamız gerekiyor: Sevgi eşittir cinsel istek midir?  Eğer öyleyse erkekler her arzuladıkları kadını severler veya sevdikleri kadınla her an yatmak isterler diyebilir miyiz? Eğer okurken size de saçma geliyorsa, fazla söze zaten gerek yok. Evet, artık erkeklerin de başı ağrıyor. Bu durumla baş etmenin en kolay yolu da kabullenme gibi görünüyor.

Erkekler seks sırasında ne düşünür?

0

Erkekler seks öncesinde birçok şey düşünür. Genel olarak düşünceleri gecenin sonunu sekse nasıl getirebilecekleri, ne yerseler performanslarının artacağı ve partnerlerini nasıl etkileyebilecekleri yönündedir.

Seks esnasında erkeklerin karmaşık beyni yaşadıkları her şeyi doyasıya hissetme isteğine saplanır. Ancak zihinlerinin diğer yarısı ve bilinçaltları onlara gerçekliği hatırlatan bir mekanizma şeklinde çalışır.

Çoğu erkek eşlerinin mutlu olmasının orgazm sayesinde olduğunu düşünür. Ancak bu doğru değildir. Kadınlar birlikte geçirilen zamanın kalitesine önem verir. Eşlerinin onları öpüşü ve dokunuşu çoğu zaman gecenin sonundan daha önemli ve etkilidir.

Erkekler seks sırasında zamanı nasıl uzatacaklarını düşünür durur. Bir taraftan orgazm olma isteği taşırlarken diğer taraftan da mümkün olduğu kadar ertelemek isterler çünkü bu eğlencenin sonu demektir. Sınırlarda gezinmek ve o eşikte kalmaya çalışmanın hem onları hem de eşlerini daha mutlu ettiğini düşünürler. Erken boşalma söz konusu olmadığı durumlarda kadınlar süreye erkekler kadar takılmazlar. Onlar için seks esnasında özel hissetmek ve ona söylediğiniz güzel sözcükler çok daha önemlidir.

Erkekler boşalmayı geciktirmek için türlü oyunlara ve düşüncelere başvururlar.Erkeklerin ilişki sırasında garip yüz ifadesi takınmalarının nedeni boşalmayı geciktirmek için akıllarına getirdiklerinden başka bir şey değildir.  Kadınlara göre daha görsel bir beyne sahip olan erkekler bu amaç uğruna matematik denklemlerini çözmeye çalışabilir, evcil hayvanlarını düşünebilir ve daha birçok yöntem kullanabilirler.

Yüzündeki garip ifade sorulduğunda ise gerçeği söyleyemedikleri için bir anlığına donup kalırlar. Ancak bu düşünce şekli tamamen süreyi uzatmak maksatlı olduğundan çoğu kadın farkında olmasına rağmen görmezden gelir.

Seks Migren Habercisi

0

Geldiği zaman insanı 4 saatten 72 saate kadar iş göremez hale getirebilen migreni tetikleyen 18 sebep var. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, sık sık idrara çıkmaktan esnemeye, kokulardan seks yapmaya kadar migren habercisi olan ancak pek fazla bilinmeyen nedenleri sizler için araştırdı:

 AURA

Migrene sahip bazı insanlar aura deneyimi yaşar. En yaygın auralar; titrek ışıklar, noktalar ya da çizgiler gibi görseldir. Küçük tırtıklı çizgiler, çapraz çizgiler, hareket eden dalgalı çizgiler görebilirsiniz. Aura migren başlangıcı öcesi son 5 dakika ile bir saat arasında görülebilir. Bazı hastalar migren tipi baş Ağrısını aurasız yaşarlar. Veya migren ağrısı çekmeden sadece aura görebilirler.

DEPRESYON, SİNİRLİLİK, HEYECAN
Bunlar migren belirtisi olabilir. Bazı hastalar çok depresiftir  veya aniden sebepsiz yere moralsiz hissederler. Bazılarının ise morali yüksektir mutlu hissederler. Hollandalı araştırmacılar son zamanlarda depresyon ve migren arasında olası bir genetik bağlantıyı, özellikle auralı migrende bildiriyor. Başka bilimsel çalışmalar da şiddetli depresyonun epizodik migrenin, kronik olma riskini arttırdığını destekliyor.

DİNLENDİRİCİ UYKU EKSİKLİĞİ
Uykuya dalarken sorun  yaşamak veya yorgun uyanmak migreni olan kişilerde ortak sorunlardan. Çalışmalar, uyku eksikliği ve uyku bozukluğu ile migren  arasında şiddetli bir ilişki olduğunu gösteriyor. Migren atağı ile gece iyi bir uyku almak zordur. Migrene sahip bir çok insan insomnia (uykusuzluk) problemi de çeker. Araştırmalar bu uyku eksikliğinin de migreni tetikleyebileceğini ve bir kısır döngü oluşacağını söylüyor.

BURUN TIKANIKLIĞI VEYA GÖZ SULANMASI
Burun tıkanıklığı, burun drenajı problemi, sarkık göz kapakları, sinüs problemleri de migreni tetikleyebilir.  Migren ilacı yapan Glaxo Smith Kline tarafından desteklenen araştırmalar, sinüs problemi olanlar ile baş ağrısı şikayeti arasında yaklaşık % 90 oranında ilişki olduğunu gösteriyor.

İSTEK
Bazı migren atakları meydana gelmeden önce bazı insanlar bazı gıdaları yemek ister. Genellikle migreni olanlar çikolataya özlem duyar.

BAŞIN BİR VEYA HER İKİ TARAFINDA AĞRI
Ağrı titreşim tarzı veya zonklama tarzı olabilir. Zonklama genellikle başın bir tarafında hissedilir. Migren hastalarına yapılan online bir ankete göre, hastaların % 34’ünde sık sık, % 50’sinde her zaman, bir tarafta zonklama oluyor.

GÖZ AĞRISI
Migren genellikle göz arkasına vuran bir ağrı yapar. Dr Messina ‘İnsanlar göz yorgunluğunu suçlarlar ve birçoğu gözlerini kontrol ettirir, ama bu onların baş ağrısını daha iyi yapmaz.’ diyor.

BOYUN AĞRISI
Bir çok insan ‘Boynum sertleşir  ve sonra bir baş ağrısı olur’ der. Evet, muhtemelen bu migrenin erken evresinde olur.

Bir başka online ankette her zaman boyun ağrısı olan migren hastalarının oranının % 31, sık sık boyun ağrısı olan migren hastalarının oranının ise % 38 olduğunu ortaya çıkmıştır.

SIK İDRARA ÇIKMA
Çok idrara çıkma varsa bu bir migren geliyor anlamına gelebilir. Bu sadece bir migren öncesi  yaşanan birçok belirtiden biridir. Bu uyarı işaretleri, baş ağrısı başlamadan bir saat önce veya en fazla iki gün öncesinde görülebilir.

ESNEME
Esneme migren atağı  hakkında başka bir ipucu olabilir. Normal yorgunluk esnemesinin aksine aşırıdır ve her birkaç dakikada bir ortaya çıkabilir.  Migren hastalarının yaklaşık % 36’sı esnemenin, yaklaşan bir migren atağı belirtisi olduğunu söylüyor.

UYUŞMA VE KARINCALANMA
Migrenli bazı hastalar duyusal auraya sahiptir. Tipik olarak vücudun bir tarafında kol boyunca ve yüze yayılan geçici duyu eksikliği, iğnelenme, uyuşma ve karıncalanma şeklinde görülür.

BULANTI VEYA KUSMA
Amerikan Migren Çalışması II tarafından yapılan bir çalışmaya göre, 3 bin 700 kişilik migren hastası üstünde yapılan anket verilerine göre, hastaların % 73’ünde bulantı ve % 29’unda kusma var. Ulusal Başağrısı Vakfı Amerikan Migren Yaygınlığı ve Önleme Kurumu  analizine göre sık sık migren bağlantılı bulantılı hastalar daha az şiddetli ağrı ve bulantısı olanlara göre ilaç tedavisinden sonuç almakta sorunlu bulundu.

IŞIK, GÜRÜLTÜ, KOKU
Işık, gürültü ya da kokular ağrıyı tetikleyebilir hatta kötüleştirebilir. Bir migren krizi sırasında kişi karanlık ve sessiz bir yere sığınma eğilimindedir. Parlak ışıklar ve yüksek sesler bir migreni tetikleyebilir ya da ağrıyı yoğunlaştırabilir. Bu bazı kokular için de geçerlidir. Kokularda migren atağını tetikleyebilir veya var olan ağrıyı arttırabilir.

AKTİVİTE
Etkinlik ağrıyı tetikler ya da kötüleştirir. Merdiven tırmanma veya yürüyüş gibi rutin faaliyetler migren ağrısı yapabilir. Bazı hastalarda migren, egzersiz (koşu, ağırlık kaldırma) veya efor (cinsel aktivite) tarafından uyarılmaktadır. Efor kaynaklı baş ağrıları olan kişiler beyin anevrizması gibi altta yatan nedenleri ekarte etmek için ayrıntılı bir tetkik yaptırmalıdır.

KONUŞMA ZORLUKLARI
Kelimeler çıkmıyor veya konuşma zorluğu oluyorsa bu migrenin bir işareti olabilir. Eğer ilk kez konuşma problemleri yaşıyorsanız, inme gibi daha ciddi bir sorun olmadığından emin olun yani bir doktora başvurun.

VÜCUDUN BİR TARAFINDA ZAYIFLIK
Bir kol zayıf hissedildiğinde bu bir migren belirtisi olabilir. Bazı insanlar bir migren atağından  önce vücudun bir tarafında kas zayıflığını deneyimlerler. Bu bir inme belirtisi de olabilir, bu nedenle bir doktora danışılmalıdır.

VERTİGO VEYA ÇİFT GÖRME
Baziler tip migren denilen migrenin  tipinde, baş dönmesi, çift görme ya da görme kaybı olabilir. Migrenli  bazı insanlar da denge problemleri yaşayabilir.

AKŞAMDAN KALMA BAŞAĞRISI
Migren geçtikten sonra vücudu pelte gibi ve halsiz hissedebilirsiniz.  Migren sonrası dönemde yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, baş dönmesi, sersemlik ve denge kaybı gibi belirtiler görülebilir.

Bizi Takip Edin

4,189BeğenenlerBeğen
129TakipçiTakip Et
31,350TakipçiTakip Et
161TakipçiTakip Et

BAGGU Çantalar Yazın Kurtarıcınız Olacak!

Yaz gelirken alışveriş listelerinin olmazsa olmazı BAGGU çantalar!   İster şehir hayatında, ister plajda! BAGGU çantalar capcanlı renkleriyle bu yaz kurtarıcınız olacak! Hafifliği kadar sağlamlığı ile de...