Ana Sayfa Etiketler Aşk

Etiket: Aşk


İlişkiniz Hakkında Olumlu Düşünün

0

Olumlu düşünmek, kendi düşüncelerinize müdahale ederek, üretken olmayan düşünceleri ve tavırları yok etmenin, bunları üretken ve pozitif düşüncelerle değiştirmenin bir yoludur. Bu sayede uzun dönemde hem fiziksel hemde psikolojik faydalar elde edilebilir. Eğer doğru bir şekilde uygularsanız ilişkilerde olumlu düşünme, ilişkinin kalitesini önemli oranda artırabilir.

Olumlu düşünme ilişkinizi dönüştürmenin basit bir yoludur. Bu fikrin temelinde, insanların mutsuzluğunun üretken olmayan düşünce modellerine dayandığı yatmaktadır. Olumlu düşünen biri olma yolunda göreviniz düşünce modelleriniz üzerinde anbean farkındalığa sahip olmak, negatif düşünce modellerini tanımlamak ve değiştirmektir. Düşünce modelleri sadece kelimeler değil görüntüler şeklinde de olabilirler.

İlk adım, kendinize günün farklı anlarında “şu an ne düşünüyorum?” diye sormaktır. Kendi düşüncelerinizle ilgili farkındalığınız otomatik hale gelene kadar bunu yapın. İkinci adım lafları cımbızlama, felaket haline getirme, kutuplaştırma veya kişisel algılama gibi negatif düşünce modellerini tanımlamaktır. Son adım ise bu olumsuz modelleri, olumluları ile değiştirmektir. Daha gelişmiş seviyelerde yaratıcı görselleştirme gibi tekniklerle zihinsel imgeleminizi de değiştirebilirsiniz.

Olumlu düşünme konusunda başarılı olduğunuzda bunu ilişkinize uygulamaya başlayabilirsiniz. İşe yarayan tekniklerden biri partnerinizinidealizasyonudur. Mutlu ilişkilerde genellikle partneri, kişiyi kendinin gördüğünden daha iyi bir şekilde görür. Bir aşamaya kadar partnerinizin karakterini, kendisinin hak ettiğini düşündüğünden daha olumlu olarak görürseniz ilişkiniz gelişecektir. Özellikle o da aynı şeyi sizin için yaparsa.

Kendinize iyi bakmak ve kendinize yatırım yapmak ilişkileri geliştiren bir faktördür. Özellikle de duygusal sağlığa iyi gelecek şeyler başkalarıyla kurulan ilişkilerin daha olumlu olmasını sağlar. Spora ya da gitara başlayabilir, sigarayı bırakabilir ya da kendinizi sevdiğinizi gösteren başka bir şey yapabilirsiniz. Bu sayede ilişkiye duygusal açıdan duyduğunuz bağımlılık azalır ve partnerinizin de sizin de üzerinizdeki yük hafiflemiş olur.

İlişkilerde olumlu düşünmenin önemli bir aşaması da affedici olmaktır. Herkesin kusuru vardır, dolayısıyla herkes bir gün affedilmeye ihtiyaç duyacaktır. Partnerinize karşı affedici olmak konusunda açık olun. Bunu yapmanın iyi bir yolu partnerinizin erdemlerini düşünmek ve sizi kızdırdığında veya üzdüğünde bunları hatırlamaktır. Erdemleri, kusurlarına ağır bastığı sürece affedici olmak kolaylaşacaktır. Aynı zamanda siz de ihtiyaç duyduğunuzda, o da size benzer muamele gösterecektir.

Aşkın Ömrü Kaç Yıl?

0

Geçici bir delirme durumu olarak tanımlanan aşk, beyindeki belirli kimyasalların aktif hale gelmesiyle yaşanıyor. En kara sevda bile bu kimyasalların rezervleri tükendiğinde sona eriyor. Bu kimyasalların süresi ise sadece 4 yıl. Yani 4 yılın ardından aşk yerini duygusal bağımlılık ve cinsel bağlılığa bırakıyor.

Bilim adamları aşık olduklarını belirten insanlar üzerinde geniş çaplı bir araştırma yürttü. Aşkın obsesif-kompulsif bir rahatsızlık olduğunu da savundular. Çünkü kişi aşık olduğunda iştah ve uyku kaybı yaşıyor, başka hiçbir şeye odaklanamıyor.

 Meksikalı araştırmacılar ayrıca bir kişiye sadece bir kez aşık olunabileceğini belirtti. Yaşanan ayrılık sonrasında duyguların tekrar tetiklenebileceğini ancak asla eskisi gibi olmayacağına dikkat çekiyor.

Aldatıldığınızı Nasıl Anlarsınız?

0

Öpüşmek
Sizi öpmeyi aniden bıraktıysa şüphelenebilirsiniz. Öpüşmek bir ilişkinin doğru yürüdüğünün en önemli göstergelerindendir. eğer seks sırasında veya günlük hayatınızda sizi öpmeyen bir eşiniz varsa alarm çanlarını çalabilirsiniz. Çünkü hem kadınlar hem de erkeklere göre öpüşmek seksten bile daha çok duygusallık içeriyor.

Seks yaşantınız
Seks hayatınız son dönemlerde tam bir rutin haline geldi veya durma noktasında. Partneriniz her zaman yorgun hissediyor, sürekli stresli ve baş ağrıları geçmek bilmiyor. Cinsel arzulardaki azalma ihanet sinyallerindendir. Elbette 1 haftalık süreçten bahsetmiyoruz. Uzun süreli olarak cinsel hayatınızda köklü değişiklikler varsa ve karşınızdaki donuk bir şekilde bu konuyu geçiştirmeye çalışıyorsa onu izlemeye alabilirsiniz.

Cep telefonu
Saklayacak hiç bir şeyi olmayan kişiler cep telefonlarını ortada bırakır. tuvalete dahi cep telefonuyla gidiyor, gelen telefonlarda duygu hali değişiyor ve eve gelince telefonunu sessize alıyor veya kapatıyorsa sakladığı bir şeyler olabilir.

Nasıl giyiniyor?
Dışarı çıkarken dişlerini bile zar zor fırçalayan eşiniz parfümler kullanmaya, cilt bakımı yapmaya, saçlarına şekil vermeye başladıysa bu bir belirti olabilir. giydiği kıyafetler bir anda değişiyor ancak sizinle dolaşırken kendine özen göstermiyorsa şüphelenmeye başlasanız iyi olur.

Sarılmak en önemli göstergedir
Sarılmak çiftler arasındaki duygu alışverişi ve romantizm için olmazsa olmazlardandır. Eşiniz artık size sarılmıyor, mümkün mertebe sizinle temasa geçmekten dahi kaçınıyorsa aranızdaki bağların koptuğu anlamına gelir.

Aldatıldığınızı düşünüyorsanız hemen paniğe kapılmayın. Yanlış alarm vermiş de olabilirsiniz. Önce hiç bir şeyin farkında değilmişsiniz gibi davranın. Onu gizlice takibe alın ve gözlemleyin. Nitekim aldatan kişiler kolay paniğe kapılır. Bu gibi bir durumdan neredeyse eminseniz, işte o zaman onu karşınıza alıp adam gibi konuşmanın zamanı geldi demektir.

Erkekler ve kadınlar “aşk”tan ne anlar?

0

Amerikalı psikologlar her iki cinsiyetin de aşka bakış açısını inceledi. Yaşları 20-40 arasında değişen 2000 kadın ve erkekten oluşan grupta yapılan incelemeler sonucu iki cinsiyet arasındaki farklılık dikkat çekti.

Kadınlara aşk denildiğinde ilgi, nezaket, anlayış, saygı, sadakat vb. duygular akla geliyor.

Erkeklere aşk denildiğinde ise güven, hayranlık, uyum, cesaret ve kabullenme gibi duyguları çağrıştırdığı belirtiliyor.

 Psikologlar tarafların aşktan ne anladığının aralarında çatışma yaratan ciddi bir konu olduğuna dikkat çekiyor.

Bir ailede en sık çatışma yaratan konular çocuğun yetiştirilme tarzı, sadakat, cinsel yakınlık ve eleştiriye açık olmak olarak biliniyor. Karşısındakinin görüşlerine önem vermemek boşanma nedeni bile olabiliyor.

Kadınlar Dizileri Sekse Tercih Ediyor

0

İngiliz bilim adamlarına göre kadınlar dizinin yeni bölümünü izlemek için cinsel hayatlarını bile ikinci plana atmaya hazır.

Diziler günlük planı belirliyor
Araştırmada günlük planların dizilere göre şekillendiği de görülüyor. Bazı kadınlar sırf dizileri izleyebilmek adına arkadaşlarına bile yalan söylüyor.

Seks mi dizi mi?
Bir iletişim şirketinin yürüttüğü araştırmada 16 bin İngiliz ankete tabii tutuldu. Araştırmada kadınların %17’sinin dizi izlemeyi eşleriyle romantik dakikalar geçirmeye tercih ettiği görüldü.

Arkadaşlar mı dizi mi?
Katılımcıların yarısı arkadaşlarıyla görüşmek yerine dizi izlemeyi tercih ediyor. %12’si ise aile sohbetlerini dizilerden önceye veya sonraya saklama düşüncesinde…

Din mi diziler mi?
Araştırma ayrıca televizyon programlarının kişilerin inanışları üzerinde de büyük rol oynadığını düşünüyor. Ahlaki ve dini konuları yönetmede televizyonun etkili olduğu düşünülüyor.

Araştırma İngiltere’de yapılmış olsa da sonuçlar ülkemizde çok da büyük farklılık göstermiyor. Diziler ülkemizde de günümüzü planlarken ilk sıralara koyduğumuz maddeler olarak yer alıyor.

Öpüşmekle İlgili Şaşırtan Gerçekler

0

1. Erkeklerin %37’si öpüşürken gözlerini açık tutar. Kadınların ise %97’si kapatmaktan yanadır.

2. Bir dakika süren öpüşme 26 kalori yakmanızı sağlar.

3. İki işi öpüşürken vücuttaki tüm kasların çalıştığı araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır.

4. Kendi saç renginizle aynı saça sahip biriyle öpüştüğünüzde daha tutkulu olduğu söylenmektedir.

5. Yanaktan öpmeyi de katarak hayatımız boyunca 25,000 defadan fazla öpüşürüz.

6. Zifiri karanlık da olsa beynimizdeki nöronlar karşımızdakinin dudaklarının yerini belirlememizi sağlar.

7. Bir öpücük acıyı azaltmada morfinden 10 kat daha etkili olabilir. Çünkü öpüşmek vücutta bulunan doğal ağrı kesicileri devreye sokar. Yani çocukken bir yerimiz acıdığında annemizin “Öpeyim de geçsin” sözü aslında gerçeği yansıtıyor.

8. Eski Mısır’da öpüşürken dudaklar değil burunlar kullanılırdı.

9. Normal şartlarda bir insan hayatının 14 gününü öpüşerek geçirir.

10. En uzun öpüşme 1984 yılında Chicago’da 17 gün 10,5 saat olarak kaydedildi. Ekrandaki en uzun öpüşme ise Jane Wyman ve Reg Toomey’in You’re in the Army Now filminde 1940 yılında 185 saniye olarak hesaplandı.

11. Hindistan’da bıyıklı bir erkeğin birini öpmesi hala teknik olarak yasa dışıdır.

12. Orta çağda İtalya’da öpüşürken görülen bir çift evlenmeye zorlanabilirdi.

13. En ünlü öpüşme sahnesi Gone with the Wind filminde Clark Gable ve Vivien Leigh arasında yaşanmıştır.

14. Öpüşmek güzellik bakımı gibidir. Öpüştükten sonra gözleriniz parlar ve cildiniz canlanır.

15. Bebekken öpüşen kişiler ileriki yaşamlarında daha cana yakın ve sevgi dolu olur.

Erkeklerin Dayanamadığı Kokular

0

Kokulardan bazıları kadınları etkilerken bazı aromalar ise erkeklerde cinsel arzuları uyandırır. Bu kokular istemeseniz de hislerinizi harekete geçiriyor. Yani bu demek oluyor ki etkilemek istediğiniz erkeğe karşı belirli tanımlanmış kokuları kullanabilirsiniz.

İşte erkeklerin dayanamadığı kokular:

Tarçın:
Güney Hindistan ve Sri Lanka’ya özgü bu baharat erkeklerin aklını başından almada en etkili kokular arasında yer alıyor. Tarçın cinsel arzuyu arttırıyor ve afrodizyak özelliğiyle biliniyor. Tarçınlı parfümler yüzyıllardır erkekleri etkilemek amacıyla kullanılıyor.

Vanilya:
Vanilya pek çok kadın parfümünde bulunan bir maddedir. Bu bitki cinsel arzuyu uyandıran ve erkeğin güdülerini harekete geçiren maddeler içerir. Yenildiğinde, içildiğinde veya parfüm olarak kullanıldığında erkekleri etkiler. Eski çağlarda ereksiyon problemi olan erkeklere vanilyalı içecekler verilirmiş.

Lavanta:
Lavanta kokusu evlerimizde genellikle yumuşatıcılardan kaynaklı duyulur. Ancak lavantanın erkekleri cezbeden kokusu pek bilinmez. Cleopatra Mark Antony ve Julius Caesar’ı lavanta kokusuyla cezbetmiştir. Yatağın altına konulmuş bir tutan lavanta yeni evlilerin tutkularını harekete geçirmek için kullanılır.

Kim Daha Çok Aldatıyor?

0

Güç dengeleri değiştikçe kişiler kendilerini eleştiriye daha fazla kapatıyor. Son yıllarda artan boşanma oranları da kadınların toplumda bağımsız birer birey olarak ayakta durabilmesine bağlanıyor. Kariyer konusu ise hem kadınlar hem erkekler için geçerli. Yüksek bir kariyere sahip kişilerin gözü biraz da olsa dışarıya kayıyor.

Hollanda’da bulunan Tilburg Üniversitesi’nden Prof. Joris Lammers 1,561 profesyonel çalışan üzerinde yürüttüğü araştırmada cinsiyete özellikle daha fazla önem verdi. Lammers, “Cinsiyet tarafından bakılırsa insanlar genellikle uzun iş gezilere çıkan erkeklerin aldatmaya daha yatkın olduğunu düşünür. Ancak aldatma yüksek mevkiideki kadınlar ve erkeklerle ilgili bir konu değildir. Bir ilişkide aldatma yaşanması cinsiyete bağlanamaz” dedi.

Ancak anket sonuçlarına göre yüksek mevkiiye sahip ve mutlu bir aile tablosu olmayan kadınların eskiye oranla aldatmaya daha meyilli olduğu görüldü. Eşinden memnun olmayan kadınlar, erkekler kadar cesur davranıp sevgili edinebiliyor. Bu da kadınların baskı altında geçirdiği çocukluktan sonra kendi ayakları üzerinde durduğundaki dönemlerde yaşanıyor.

Uzmanlar aile kurumunun önemini ve aldatmanın sorunlu bir durum olduğunu vurgularken, çocuk yetiştirmenin de ileriki yaşamdaki aldatma eğilimini önemli ölçüde etkilediğini belirtiyor.

Adab-ı Muaşeret Kılavuzu

0

Büyüklerimizden sık duyduğumuz cümlelerden biridir; “Ah bu yeni nesil gençler de çok saygısız, görgüsüz” cümlesi. Bu laflara pek kulak asmıyoruz ama onların zamanı düşünüldüğünde haksız da sayılmazlar. Şimdi bir bakın kendinize; aşağıdaki kuralların çoğundan ne kadar haberdarsınız ve uyguluyor musunuz? Hayır, hiç öyle komik olanları es geçmek falan yok; hepsi tek tek göz önüne alınacak, anlaşalım!

Önce, iletişim önemli!

PR’ın duayeni, görgü kuralları denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan Deniz Adanalı, ‘görgülü insan’ı, adab- ı muaşereti, “sevgiyi, saygıyı kendinde toplamış, kişiliği halin egetirmiş insan” olarak tanımlıyor. ‘Yaşam sanatı’ adını verdiği bu konu içinde, özellikle kişinin diğer kişilerle doğru iletişim içinde bulunmasının önemli olduğunu anlatıyor. “İlişki içinde olunacak kişileri iyi tanımak, anladıktan sonra cevap vermek işin başlangıcı. Bu ailemiz de olabilir, iş ve özel arkadaşlarımız da, sosyal hayatta yeni karşılaşacağımız kişiler de…” diyor ilk olarak. Rahatsız olduğu durumları ise şöyle belirtiyor: “Ülkemizde ve dünyada, çok farklı gelenek görenek, adetlere sahip yöre ve ülkeler var. O yerlerin adetlerini ve göreneklerini öğrenerek oralara gitmek, oradaki kişilerle doğru iletişimi baştan kurmak gerek. İnsan hakları, hürriyet, özgürlük derken, terbiye dışı ve fazlaca özgür, ‘ben yaptım oldu’ tarzı bir yaşam şekli yaygınlaştı, bundan uzaklaşmalıyız. Samimiyetle laubaliliği, sevimlilikle şımarıklığı birbirine karıştırmamalıyız.”

DAVETTE

• Çağırılan yere gidip gidilmeyeceği mutlaka bildirilmeli.
• O gecenin önemine göre kıyafet seçilmeli.
• Kişinin kendi ekonomik durumunu aşan bir armağan vermesi görgü dışı bir davranış olur.
• Daveti veren kişi, misafirlerine hiç olmazsa 10 gün önceden bildirmelidir.
• Çağrılı kişilerin birbirleriyle uyum içinde olmasını gözetmek gerekir.
• Kendi ekonomik durumunu aşan yemek listesi hazırlamak hiç iyi etki yapmaz.
• Ev sahibi, en iyi yaptığı yemekleri seçerse akıllılık etmiş olur.
• Sofraya özen göstermek misafirleri önemsediğinizi ifade eder.
• Ev sahipleri sade ama özenli giyinmeli, misafirlerin hiçbirinden daha süslü olmamalıdır.
• Televizyonlardan öğrenilen bir yanlış da yemekle ilgili programlarda görülüyor. Yemekte ve sonrasında yemeği yapan kişinin yemekleri tenkit ediliyor. Bu bir yabancı formatta olabilir ama bizim geleneğimizde nasıl olursa olsun, o yemeği pişiren kişinin emeğine saygı gösterilir.

TRAFİKTE

• Direksiyondayken, sürekli sağa sola geçerek ve önde vasıta varken sürekli kornaya basarak öndeki sürücü sinirlendirilmemeli.
• İki şerit halinde giderken, üçüncü bir şerit yaratmak üzere ötekileri iteklemek, onları aptal yerine koymak olur.

TOPLULUK İÇİNDE

• Sinema, tiyatro ve konser salonu gibi toplu mekanlara girerken yavaş ve düzgün hareketlerle girmek, salonda doğru oturmak, mısır ve çekirdek yiyerek ses çıkarmamak gerekir.
• Kalabalık caddelerde, birbirinin üstüne doğru yürümemek için herkes kendi sağına yönelmeli.
• Yolda karşıdan gelenleri rahatsız edecek şekilde süzmek görgüsüzce bir davranıştır. Aynı şekilde, toplu yerlerde diğer kişilere gözünü dikip bakmak da…
• Cep telefonlarıyla yerli yersiz her mekanda konuşmamak gerekiyor. Kimse diğerinin özel hayatını dinlemeye mecbur değildir!
• Selamlaşma şekilleri ve sözleri çok önemli. Örneğin büyükler küçüklere “Merhaba”, “Nasılsınız?” gibi söze başlayabilir; küçükler büyüklere böyle hitap ederek söze girmemelidir.

Seks Arkadaşı Sevgiliden İyi mi?

0

Pek kolay itiraf edilen bir durum değil bizim ülkemizde ama inanın biz Türkler bu statüde bir ilişkiye gayet açığız ve pek çok kişi hayatında böyle bir dönemi en az bir kez yaşamıştır. Bazılarına göreyse bu, bir yaşam tarzı. Problemsiz, sorumluluk almadan ve gelecek planları yapmadan bir ilişki yaşamanın hafifliği bazen çok cezp edici olabiliyor. Nasılsa kurallar baştan belli ve kalp kırılması yok diye düşünülüyor. Kimileri de bu tür ilişkilere hiç sıcak bakmıyor. Bazılarına göreyse bu durum mecburiyetten. Çünkü artık kimse sorumluluk istemiyor ve bir ilişkiyi taşıyamıyor, seksi herkesle yaşamak da pek kolay değil. O nedenle ‘seks arkadaşı’ denen ama ‘yalan dünya’ya ait bir kavram mevcut. Ne kadar yalan dünya, ne kadar gerçek bilmem ama kabul etmek zorundayız ki, sadece seks için görüşülen partnerler varlar ve pek çok kişi de hayatından memnun.

Peki onu nasıl seçersiniz?
Kimi boyuna posuna, kaşına gözüne bakıp seçiyor; kimi libidosuna göre. Libidosuna göre seçmek sanki daha mantıklı gibi görünüyor.

Bazıları ise “Ben hijyenik, suskun ve çalışkan olanını severim” diyor ki, hak vermemek elde değil. İşte size tecrübeli insanlardan seçim yapma tüyoları:

En iyileri evli olanlar
Çünkü başınıza bela olamaz. Gündüzleri tercih edeceğinden geceleriniz size kalır. Evlilerin bu oyunda kuralları daha iyi bildikleri ve düzenlerini bozmamak için, kaybedecekleri daha fazla şey olduğundan sizin rahatınızı bozacak durumlar yaratmayacakları kesin.

Sakın sürekli karısını, çocuklarını, evlilik ve iş problemlerini anlatmasına izin vermeyin. ‘Seks arkadaşı’ olmakla ‘sevgili’ olmayı karıştırmayın, tabii o da karıştırmasın.

Libidosu yüksek, erken boşalma ve performans problemi olmayan birini seçmelisiniz. Bazen aşk nedeniyle bu problemler göz ardı edilse de, bunlar seks arkadaşında affedilir durumlar değil tabii. Böyle bir durumla karşılaştığınızda yapılacak tek şey “Tatlım, gitme zamanı” demek. Bir ürolog kartvizitini eline sıkıştırmayı da unutmayın.

Yapışkan olmamalı. Sürekli aramamalı, sevgiliniz olmak için uğraşmamalı ve sınırlarını bilmeli. Özel hayatınız için bir tehdit oluşturmamalı. Yoksa başınız belada demektir. Eğlence, kabusa dönüşebilir. Eğer kabusa döndüyse, adresinizi, telefon numaranızı değiştirin. Kapıda ağlayan, gözü yaşlı uzun elektronik postalar atan, kabadayılık yapanı iyi değildir.

Bizi Takip Edin

4,106BeğenenlerBeğen
130TakipçiTakip Et
35,901TakipçiTakip Et
161TakipçiTakip Et