Ana Sayfa Etiketler Yaşlanma

Etiket: Yaşlanma


Cildimizi Yaşlandıran 7 Yanlış

0

Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, değiştirmemiz gereken zararlı davranışlarımızı anlatarak, cildimizin uzun yıllar genç ve sağlıklı kalması için önemli önerilerde bulundu. İlerleyen yaşla birlikte cildin elastikiyetini sağlayan kollajen ve yağ dokusunun yanı sıra nem tutma kapasitesi de azalıyor. Bunun sonucunda da ciltte lekeler, kırışıklar, sarkma, matlık ve deformasyon gibi problemler oluşmaya başlıyor. Yaşlanmak doğal bir süreç ve bunu önlemek mümkün değildir. Ancak bazı etkenler var ki cildimizin daha erken yaşta yıpranmasına neden olabiliyor. Örneğin hızlı yaşlanmamızda hatalı alışkanlıklarımızın çok büyük payı var.

Peki cildimizi olması gereken süreçten önce yaşlandıran bu alışkanlıklarımız neler? Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, değiştirmemiz gereken zararlı davranışlarımızı anlattı, cildimizin uzun yıllar genç ve sağlıklı kalması için önemli önerilerde bulundu.

Güneşten Korunmamak

Aral, cildi yaşlandıran en önemli çevresel faktörün zararlı güneş ışınları olduğuna dikkat çekiyor. Yaz mevsiminde gereğinden fazla, özellikle de öğle saatlerinde güneş ışınlarına maruz kalan cildimizin güzelliği için çok riskli. Güneşin zararlı UVA ve UVB ışınları ciltte kuruluk, kırışıklık, kalıcı kahverengi lekeler, kabarık kırmızı lekeler, ton farklılıkları, çok daha önemlisi cilt kanserine yol açabiliyor.

Ne yapmalı?
Sadece yaz mevsiminde değil, yılın her mevsiminde, her gün güneş koruyucu krem kullanmayı ihmal etmeyin. Yazın SPF değeri 50, kışın da SPF değeri 15 ya da 30 olan ürünleri kullanmanızda fayda var. Nemlendirici ve kozmetik ürünlerin de (pudra, fondöten gibi) güneş koruyucu özelliğe sahip olanlarını tercih edin.

Sigara İçmek

Güneşten sonraki en zararlı çevresel faktörlerden biri de sigara. Üstelik sigara içmek kadar sigara dumanına maruz kalmak da cildimizi olumsuz yönde etkiliyor. Sigaranın içinde bulunan nikotin cildin üst tabakasında suyun tutulumunu azaltarak kırışıkların oluşmasını tetikliyor. Ayrıca cildin bağ dokusunda yer alan kollajenin parçalanmasına sebep olarak erken yaşlanmayı da tetikliyor. Sigara içerken ve üflerken yapılan dudak büzme hareketiyle üst dudak bölgesinde kırışıklar da ortaya çıkabiliyor.

Ne yapmalı?
Sigara içmeyin ve içilen ortamlardan da uzak durun. Bu tür mekanlarda bulunmak zorunda kalıyorsanız antioksidan kremler kullanarak sigaranın olumsuz etkilerini azaltmaya çalışın.

Fazla Yapılan Mimikler

Mimik kasları duygu ve düşüncelerimizi belirtmemizde bize yardımcı olan yüz kaslarıdır. Ancak bazı mimikleri gereğinden çok yapmamız, yani bu kasları fazla kullanmamız istenmeyen çizgilerin oluşmasına neden olabiliyor. Özellikle kaş ortasında ve göz kenarında zaman içinde giderek artan ve belirginleşen bu çizgiler bizi hem olduğumuzdan yaşlı hem de sert mizaçlı gösteriyor.

Ne yapmalı?
Fazla mimik yapmaktan mümkün olduğunca kaçının. Mimik kırışıklarına yatkınlığınız varsa önlem amacıyla o bölgelere botoks yaptırabilirsiniz. Güneşe çıkarken güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin. Görme probleminiz varsa gözlük ya da lens kullanın.

Yeterince Su İçmemek

Su içmek genel sağlığımızın yanı sıra cilt sağlığımız için de çok önemli. Cildimiz kirli hava, rüzgar, güneş, klima ve diğer çevresel faktörler nedeniyle zaten kuruyor. Yeteri kadar su içmediğimizde bu kuruluk daha da belirgin hale gelip ciltte kuruluğa bağlı kırışıklıklara yol açabiliyor.

Ne yapmalı?
Günde yaklaşık 2,5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin.

Hatalı Beslenmek

Hatalı beslenmek cildimizin erken yaşlanmasına neden olabiliyor. Örneğin şeker cildimizin en önemli düşmanlarından biri. Şeker molekülleri vücutta fazla miktarda olduklarında proteinin yapısını değiştiriyorlar. Bunun sonucunda cildin en önemli yapıları olan kollajen ile elastin proteinleri hasar görebiliyor. Cildin elastikliğini ve sıkılığını sağlayan bu maddelerde oluşan hasar da ciltte sarkma, kırışıklık ve deformasyonlara sebep olabiliyor.

Ne yapmalı?
Sebze ve meyveden zengin, şeker ile tuzdan fakir bir beslenmeyle cildinizin sağlığını koruyabilirsiniz. Sebze ve meyvelerdeki vitamin ile mineraller cildimizin sağlıklı ve parlak görünmesini sağlayan, olmazsa olmaz besinler. Özellikle cilt yapısını düzelten, ciltteki bağ dokusunu güçlendiren A, C ve E vitamini içeren sebze ile meyveleri sofranızdan eksik etmeyin. (nar, portakal, kivi, havuç, kuruyemişler ) Ana yemeklerin yanında vitamin ve mineralden zengin yeşil salatayı da beslenmenize mutlaka ekleyin. Paketli, işlenmiş, hazır ürünler yerine taze meyveyi tercih edin. Ara öğünlerde selenyum ve çinko gibi cilt için yararlı mineralleri içeren kuruyemişler tüketin.

Yanlış Ürün Kullanmak

Cildin sağlıklı ve güzel görünmesini sağlayan, yaşlanma belirtilerinin daha geç ortaya çıkmasına katkıda bulunan pek çok ürün mevcut. Ancak bu ürünlerin etkili olabilmeleri için cilt tipinize uygun olanlarını seçmeniz ve doğru şekilde kullanmanız çok önemli. Aksi halde ciltte tahriş, hassasiyet, kızarıklık ve kırışıklar gibi pek çok sorun gelişebiliyor. Aynı şekilde hatalı ve kalitesiz makyaj ürünleri de cilde zarar verebiliyor, siyah nokta ile akne oluşumunu tetikleyebiliyor, kırışıklara neden olabiliyor.

Ne yapmalı?
Cilt tipine uygun ürünün belirlenmesi ve bu ürünün kullanım özellikleri konusunda mutlaka yardım alınması gerektiğini belirten Aral şunları söylüyor: “Cildi çok fazla kurutan, tahriş eden, hassasiyet ve kızarıklık oluşturan ürünlerden de uzak durmak gerekiyor. Günlük cilt temizliğinde ve bakımında olduğu gibi kozmetik malzemelerde de tıbbi kaynaklı ürünleri tercih etmekte fayda var. Çünkü tıbbi kozmetik ürünler diğer ürünlere göre daha az kimyasal ve parfüm içerdikleri için hassas cilt tipleri için de uygun oluyorlar. Bunların yanı sıra son kullanım tarihi geçen, paketi deforme olmuş, görüntü ya da kokusunda farklılık bulunan ürünler kesinlikle kullanılmamalı”

Makyajı Temizlemeden Uyumak

Makyajımızı temizlemeden uyumak cildimize yaptığımız en büyük hatalardan biri. Gün içinde cildin gözeneklerinde kir ve makyaj kalıntıları birikiyor. Eğer bunlar cilt yüzeyinden uzaklaştırılmazsa cilt gece kendini yenileyemiyor, bunun sonucunda akne ile kuruluk gibi olumsuz etkiler gelişiyor ve zamanla kırışıklar oluşuyor.

Ne yapmalı?
Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral hangi ürün kullanırsanız kullanın, gün boyunca cilt yüzeyinde kalan maddeleri, yatmadan önce, cildinize uygun bir temizleyici ürünle silerek ya da yıkayarak mutlaka temizlemeniz gerektiğini belirtiyor.

Aşırı Güneş Yaşlandırıyor

0

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi, Seyhan Hastanesi, Dermatoloji bölümünden Doç. Dr. Murat Durdu, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği şu günlerde güneşten korunmanın önemini hatırlattı.

Doç. Dr. Durdu, “Uzun süreli güneş teması ise deride bazı yaşlanma bulgularına neden olur. Deri kurur, incelir, lekelenmeler artar, kılcal damarlar ve kırışıklıklar belirginleşir. Güneş altında çalışan kişilerde cilt yaşlanma bulguları daha erken yaşlarda başlar. Ayrıca uzun süreli maruziyet bazı cilt kanserlerini de arttırır. Güneşe duyarlılık yaratan bazı genetik hastalıklarda ise erken yaşlarda çeşitli deri kanserleri gelişir” dedi.

Antibiyotikler, tansiyon, mantar ve mide ilaçları ile doğum kontrol hapları gibi tedavi amaçlı bazı ilaçların da güneşe duyarlılığı artırdığını ifade eden Doç. Dr. Murat Durdu, “Deriye temas eden bitkiler, parfümler, losyonlar, kremler ve bazı kimyasal ürünlerde güneşe duyarlılığı arttırarak, deride yanıklara ve leke oluşumuna yol açabilir” diye konuştu.

Hastalık nedeni

Güneşin, nedeni tam olarak bilinmeyen bazı hastalıklara da neden olabildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Durdu, şunları kaydetti;

“Güneş bazı deri hastalıklarının da alevlenmesine neden olur. Bunların başında rozasea (gülleme), lupus eritematozus, dermatomiyozit gibi hastalıklar gelmektedir. Rozasea hastalarında sıcak ve terleme yanında güneş de hastalığı arttırmaktadır. Bu hastaların yüzlerinde ilk başta geçici kızarıklıklar oluşurken daha sonra kalıcı kızarıklık, damar genişlemesi ve minik iltihaplı sivilceler gelişir. Lupus eritematozus ve dermatomiyozit daha az görülmekle birlikte eklemleri ve bazı iç organları da etkilemesi nedeniyle güneşten kaçınma oldukça önemlidir.”

Ülkemizin yılın büyük bir bölümünde güçlü güneş ışınlarına maruz kalması nedeniyle herkesin güneş ışınlarından korunmayı bilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Durdu, “Yapılan araştırmalarda insanların büyük bir kısmının güneşten korunmaları gerektiğini bilmelerine karşın yeterli derecede korunmadıkları saptanmıştır. Bunun için güneşin etkili saatlerinde saat 10:00 ile 16:00 arası güneşe çıkmaktan kaçınmalı, uygun giysilerle kullanılmalı ve düzenli olarak güneşten koruyucu kremler sürülmelidir” diye konuştu.

Pamuklu kıyafetler tercih edin

Doç. Dr. Durdu, güneşli havalarda açık renkli ve sıkı dokunmuş pamuklu giysilerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, “Poliester, yün, ipek ve naylon güneş ışınlarını fazla absorbe ettiği için tercih edilmemelidir. Hem gözleri hem de çevresindeki deriyi korumak için güneş gözlükleri kullanılmalıdır. Kullanılacak olan gözlüklerin yüzde 99 oranında ultraviyole-A (UVA) ve ultraviyole-B (UVB) filtresi bulunmalıdır” dedi.

Güneşten korunmak için kullanılacak şapkaların geniş kenarlı olması gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Durdu, şöyle devam etti:

“Kulakları ve enseyi kapatacak şekilde kumaş içeren şapkalar kullanılmalıdır. Kum, beton, deniz ve kar güneş ışınlarını yansıttığı için şemsiye veya şapka kullanımı güneş korunma için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle uzun süre açık havada kalması gereken çocuklar ve erişkinler yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucu kremler kullanmalıdır. Bulutlar yaz aylarında güneş ışınlarının %15’ini geçirdiği için yaz aylarında uzun süre güneşte kalınacak ise bulutlu havada dahi güneşten korunmak için önlemler alınmalıdır.”

Korunma önerileri

Güneşten koruyucuların etkili olabilmesi için bazı hususlara dikkat etmek gerektiğini belirten Doç. Dr. Durdu, “Güneşten koruyucular deriye yeterli miktarda ve kalınlıkta olacak şekilde her bölgeye eşit miktarda yedirerek sürülmelidir. Kremler göze kaçırmadan özellikle yüz, omuz, ense, boyun ve kollara kullanılmalıdır. Dudak ve kulak gibi hassas bölgelere ekstra koruma uygulanmak gerekir. İdeal bir koruma için uygulanacak güneşten koruyucunun koruma faktörü (SPF) en az 30 olmalıdır” dedi.

Bu kremlerin güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce sürülmesi ve 2-3 saatte bir tekrarlanması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Durdu, “Ayrıca, havuza veya denize girmek, havlu ile kurulanmak ve terlemek gibi durumlarda tekrar koruyucu uygulanmalıdır. Güneşten koruyucu ürünler güneşin zararlı etkilerini yüzde 100 engellememektedir. Bu nedenle, güneşten koruyucu kullanıp daha uzun süre güneşte kalmanın sakıncalı olduğu da akılda bulundurulmalıdır” uyarısında bulundu.

Yaşlanmanın Etkileri Ortadan Kaldırıldı!

0

Deneylerde bölünmesi durmuş yorgun hücreler ortaya çıkarıldı. Bu hücreler kişi yaşlandıkça birikiyor.

Bilim adamları bulguların yaşlanma üzerine etkisinin büyük olacağına dikkat çekiyor.

Nature isimli dergide yayınlanan araştırmada “yaşlanan hücreler” üzerine odaklanıldı. Bu hücreler yeni hücrelere bölünmeyi durduruyor ve tümörlerin gelişiminde büyük bir etkiye sahip oluyor.

Bağışıklık sistemi söz konusu hücreleri temizlemekle görevlendiriliyor, ancak hücreler yine de zamanla birikiyor. Yaşlı kişilerin vücudundaki hücrelerin %10’luk bir kısmı bu hücrelerden oluşuyor.

Mayo Klinik bilim adamları genetiği oynanmış farelerde bu hücreleri öldürmenin bir yolunu keşfetti. Hayvanlar normaldekinden daha hızlı yaşlanacak ve ilaç verildiğinde ihtiyar hücreleri ölecektir.

Uzmanlar yaşlanmanın 3 belirtisine odaklandı: Gözde katarakt oluşumu,  kasların yorulması ve cildin altındaki yağ dokusunda azalma.

Hayvanlar yaşlandığında ve ilaç verildiğinde bu 3 belirtide beklenmeyecek düzeyde değişiklikler gözlemlendi.Kas fonksiyonlarında gelişim kaydedildi.

Dr. James Kirkland, ” Böyle bir şeyi daha önce hiç görmedim.” dedi.

Dr. Jan van Deursen ise ” Gördüğümüz etki karşısında çok şaşırmıştık. Bunun gerçekten önemli bir yapı taşı olacağını düşünüyorum,” dedi.

Bu tedavinin yaşam süresi üzerinde ise hiç bir etkisi bulunmuyor. Ancak  bunun sebebinin farelerin genetik olarak oynanmış olabileceği de düşünülüyor.

Sonsuz gençlik mümkün olabilir mi?
Araştırma insanlarda yaşlanmanın etkilerinin silinebileceği umudunu arttırdı. Ancak önemli bir nokta da yaşlanan hücrelerin insanlarda öylece yok edilemeyecek olması.

Dr. Deursen, ” Ben bu konuda oldukça iyimserim. Hiç kimse yaşam kalitesi çok düşük olduğunda yaşamak istemez. Eğer bağışıklık sistemini bir ölçüde güçlendirmeyi başarabilirsek, yaşlanan hücreler de bu sayede yok olabilir.Ya da yaşlanan hücreleri hedef alacak bir ilaç geliştirilebilir,” diyor.

Dr. Jesus Gil ise bulguların dikkatle incelenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor.

Ancak aynı zamanda yaşlanan hücrelerden kurtulmak mümkün olursa yaşlanma sürecinin etkilerinin de yok denecek kadar aza indirgenebileceğine dikkat çekiyor.

Yaşlanma Karşıtı Öneriler

0

Mümkün olduğu kadar genç görünmek ve hissetmek istemeniz çok normal. Sadece birkaç ufak püf noktasını izleyerek genç görünümünüzü koruyabilecek ve enerjinizden hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz. Enerji seviyenizi yukarılarda tutmak için ise enerji harcamanız gerekli. Gün boyunca bir sandalyede oturarak enerjiye kavuşamazsınız.

En iyi çözüm günlük fiziksel aktivitelerinizi planlamaktır. Yakın bir parkta bir yürüyüşe çıkabilir ya da yüzme kurslarına katılabilirsiniz. Dans etmeye gidebilir veya evde bir takım egzersizler uygulayabilirsiniz. Vücudunuzu hareket ettirecek her türlü aktivite kan akışını hızlandıracak ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlarken size genç bir görünüm de kazandıracaktır.

Dışarıda geçirdiğiniz bir gecenin ardından ise mutlaka 8 saat uyumaya özen gösterin. Çünkü cildinizin ve vücudunuzun dinlenmeye ihtiyacı olacak. Uyumakta zorluk çekiyorsanız uykunuzu getirecek doğal besinler veya takviyelere başvurabilirsiniz. Uykudan kısmak size hiçbir fayda sağlamayacaktır.

En son ne zaman güldüğünüzü hatırlıyor musunuz? Gülmek tüm vücudunuzu mucizevi bir şekilde etkiler.  Gülmek akciğerleri, kalbi, sindirim sistemini ve duygusal halinizi etkiler. Yaşlanmayı yavaşlatmak için illa ki ciddi olmaya gerek yok, gülün ve kırışıklıklardan kurtulun.

Doğru yiyecekler seçmek de sizi gençleştirecektir. Özellikle beyin fonksiyonlarını etkileyen, cildi tazeleyen besinler tüketmeye özen gösterin. Sindirim sistemini zorlayacak besinler vücudu yavaş çalışmaya iteceğinden kan akış hızınız yavaşlayacak ve cildiniz oksijensiz kalacaktır. Bu da erken yaşlanmaların görülmesine neden olabilir. Vücudunuz için gerekli vitamin ve mineralleri almaya özen gösterin. Unutmayın siz beslenemezseniz, cildiniz de beslenemez.

Genç görünmek istiyorsanız cildinizin nemini koruyun. Anti-aging etiketli yaşlanma karşıtı ürünler belirli bir yaştan sonra rafınızda yerinizi alsın. Örneğin; balık yumurtası olarak bilinen havyar, özünde protein ve fosfolipid bulunduruyor. Fosfolipid cildin nem almasını, protein ise cildin sıkılaşmasını ve elastikiyet kazanmasını sağlıyor. özellikleri sayesinde cilt yaşlanmalarının önüne geçmede etkili olan havyar kremi  ürünlerinden güzellik seanslarınızda yararlanabilrisiniz! Ancak bu ürünleri kullanırken de mutlaka cilt tipine uygun olduklarından emin olun ve kremlerinizi,nemlendiricilerinizi sık sık değiştirmeyin.

Yaşlanma Karşıtı Doğal Yağlar

0

Argan yağı


İçerdiği A ve E vitaminleriyle kırışıklıkları, yaşlanmayla oluşan lekeleri, çizgileri ve sarkmayı azaltır. Cildi nemlendirir, elastikliğini korur. Aynı zamanda UV ışınlarındın zararlı etkilerinden korur.

Yüzünüzü iyice temizledikten sonra birkaç damla argan yağıyla masaj yapın. Her gün yatmadan önce uygulayın.

Zeytinyağı

A ve E vitaminleri, mineraller ve yağ asitleriyle zeytinyağı cildinizin genç kalmasını sağlar. Kolajen üretimini tetikler, pürüzsüz bir cilt sağlar. Ağızdan tüketildiğinde de yaşlanmaya bağlı hastalıklardan korur.

Her gün banyo yapmadan önce vücudunuza ılık zeytinyağıyla 5-10 dakika masaj yapın. Bu vücudunuzda kan dolaşımını sağlayacak ve cildinizi nemlendirecek.

Bunun yanında yemeklerinizde günde 1-2 kaşık zeytinyağı kullanın.

Hindistancevizi yağı

Kolajen üretimine yardımcı olur, kırışık ve lekeleri engeller. Antioksidan ve antibakteriyeldir, akne oluşumuyla savaşır. Cİlt kuruluğu, egzema gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda doğal güneş koruyucusudur.

Her gün banyodan sonra cildinizin nemini geri kazanması için vücudunuza hindistancevizi yağıyla masaj yapın.

Günde 2 kaşık hindistancevizi yağını beslenme progamınıza da dahil edin.

Badem yağı

E ve K vitamini kaynağı olan badem yağı cildin yenilenmesini ve elastikliğini geri kazanmasını sağlayarak yaşlanma sürecini geciktirir ve kırışıklıkları önler. Güneş ışınlarına karşı korur.

Her gün banyodan sonra tatlı badem yağıyla cildinize masaj yapın. Göz çevresi kırışıklıklarını önlemek için yatmadan önce göz kapaklarınıza birkaç damla ılık badem yağı uygulayabilirsiniz.

2-3 çay kaşığı tatlı badem yağını bir bardak ılık sütle karıştırarak günde bir bardak için.

Jojoba yağı

Jojoba yağında bulunan E ve C gibi vitaminler hızlı hücre yenilenmesini ve sıkı bir cilde kavuşmanızı sağlar. Yaşlanmanın bütün etkileriyle savaşır ve bütün cilt tipleri için uygundur.

Herhangi bir bitki yağıyla eşit miktarda jojoba yağını karıştırıp günde bir kere banyodan sonra cildinize masaj yapın.

Lavanta yağı

Antioksidan içeren lavanta yağı cildi serbest radikallerin ve UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı korur. Antiseptik ve mantar önleyici içeriğiyle birçok cilt probleminin tedavisinde kullanılır.

5-6 damla lavanta yağıyla 1 kaşık aloe vera jelini karıştırın. Cildinize bu kaşırımla masaj yapın. 10 dkaika beklettikten sonra soğuk suyla yıkayın. 2 günde bir uygulayın.

Avokado yağı

Özellikle kuru ciltlere iyi gelir. A ve E vitamini içerir. Yaşlanma etkilerini tersine çevirir. Protein ve çoklu doymamış yağ asitleriyle sağlıklı bir cilt sağlar, yaşlanma ve güneş lekeleriyle kırışık ve sarkmaları azaltır.

Avokado yağını kuru ve kaşınan cildinizi rahatlatmak için kullanabilirsiniz.

Nar çekirdeği yağı

Güçlü antioksidanlarla serbest radikallerin oluşturduğu hasarı düzeltir. Esas deriyi ve üst deriyi güçlendirir. Kolajen üretimine destek olarak cildin elastikliğini korur. Aynı zamanda antimikrobiyel ve iltihap önleyicidir. Yüzünüzde kullanabileceğiniz gibi bütün vücudunuzda kullanabilirsiniz. Cildinize her gün nar çekirdeği yağıyla masaj yapabilirsiniz.

Buğday tohumu yağı

Buğday tohumu yağı cildinizin genç ve kusursuz görünümünü korur. A ve E vitamini bakımından zengindir. Güçlü bir antioksidandır. Kuruyan ve yaşlanan ciltlere birebirdir.

Birkaç damla buğday tohumu yağıyla 1 kaşık aloe vera jelini karıştırıp cildinize 5 dakika masaj yapın. 10 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayın. Günde bir kez uygulayın.

Nim yağı

Antioksidan, antiviral, antibakteriyel, antimikrobiyel, analjezik, antifungal ve antiinflamatuar içeriğiyle toksinlerden korur, yaşlanma sürecini geciktirir. Yağ asitleri ve E vitaminiyle cildin elastikliğini korur.

1 kaşık nim yağını 1/3 bardak ılık zeytinyağı ya da hindistancevizi yağıyla karıştırıp cildinize 5 dakika boyunca masaj yapın. 10 dakika beklettikten sonra durulamanıza gerek yok. Günde bir kez yatmadan önce uygulayın.

Herhangi bir alerji sorununa karşı bu yöntemleri uygulamadan önce doktorunuza danışın!

Bizi Takip Edin

4,148BeğenenlerBeğen
130TakipçiTakip Et
34,382TakipçiTakip Et
161TakipçiTakip Et
Çizgili Kombinler

Sokak Modası: Çizgili Kombinler

Sokak Modası: Çizgili Kombinler İki renk arasındaki ince çizgi artık bizi renk blogları ile yüzleştiriyor. Geçtiğimiz sezon her kombine sızan çizgili baskı bu sezon renk...