Ana Sayfa Etiketler Bakım

Etiket: bakım


Kuruyan Maskarayı Kurtaran Yöntemler!

0

Badem yağı

Kuruyan maskarayı kurtaran yöntemler
Badem yağı ile kuruyan maskaranızı yumuşatabilirsiniz ayrıca badem yağının kirpikleri uzatıcı özelliği de bulunmaktadır.

Zeytinyağı

Kuruyan maskarayı kurtaran yöntemler
Kuruyan veya sertleşmeye başlayan maskaranın içine bir iki damla zeytinyağı damlatın. Ardından fırçasıyla maskarayı karıştırın. Üstelik zeytinyağı kirpiklerinizi de besleyecektir.

Gül suyu

Kuruyan maskarayı kurtaran yöntemler
Maskaranın fırçasına gül suyu sürün sonra rimel kabına fırçayı batırıp çıkarın.

Nemlendirici

Kuruyan maskarayı kurtaran yöntemler
El ve yüzünüzde kullandığınız nemlendirici kremler de kuruyan maskaranızı kurtarmanıza yardımcı olur. Maskara fırçasına az miktarda sıvı nemlendirici krem sürün ve maskara kabına batırıp çıkarın. Fırçanız ve rimeliniz yumuşayacaktır.

Eyeliner

Kuruyan maskarayı kurtaran yöntemler
Kullandığınız eyelinerdan maskara kabına birkaç damla damlatın.

Sıcak su

Kuruyan maskarayı kurtaran yöntemler
Kuruyan maskarayı kurtarma yöntemlerinden biri de sıcak su. Bir kapta suyu kaynatın sonra bu suyun içine rimelinizi kapalı bir şekilde koyun. Su soğuyana kadar içinde bekletin. Yumuşayan rimelinizi kullanabilirsiniz.

Çatlaklardan Kurtulmak Artık Mümkün

0

Ancak çatlak oluşum mekanizması halen tam olarak bilinmemektedir. Çatlakların giderilmesi ve cildin yenilenmesi, bugüne kadar uygulanan sistemlerle tam olarak mümkün olmuyordu. Ayrıca uygulanan tüm bu yöntemlerde ısıyla ya da mekanik olarak ciltte hasar oluşturularak, cildin kendini toparlaması sağlanıyordu.

Şimdi bu sorununun çözümüne yönelik olarak tasarlanmış olan en son yenilik manyetik alan teknolojisi “Bİ-ONE” artık Estethica ile Türkiye’de.

Cildiniz için yeni bir hayat, Bİ-ONE…

Türkiye’de daha yeni uygulanmaya başlayan Bİ-ONE yöntemi ise, dokulara hasar vererek değil, aksine dokuların biyolojik olarak tekrar canlanmasını sağlayarak, kendi kendini yenilemesine neden olur.

Bu yenilik, çatlaklarda oluşan derinliği doldurarak, sağlıklı cildin seviyesine ulaştırır, cildin yenilemesini sağlar, görünen çatlakları hafifletir.  Seanslar ile birlikte deriye renk veren hücrelerin gelişimini ve çatlakların doğal cilt rengini almasını sağlar, bu da çatlak görüntüsünü giderek hafifletir. Her seans sonrası çatlaklarınızdaki yenilenmeyi ve çukurlaşmanın azalmasını takip edebilirsiniz.

Artık güneşlendiğinizde çatlaklarınızın rengi de değişecek!

Çatlak dokusunun normalleşmeye başlamasıyla, çatlaklarınız normal cilt gibi güneşlenerek veya solaryum kullanılarak bronzlaşabilir. Böylece açık renkteki çatlak görüntüsünden duyduğunuz rahatsızlık da giderek azalacaktır.
Uygulamanın yan etkisiz, ağrısız ve acısız olması en önemli özelliklerinden biridir. Yaş sınırlaması olmadan, ameliyatsız, dikişsiz, işlem sonrası yürüyerek çıkıp gidebildiğiniz her 30 dakikalık seans sonrası, güneşlenebilir, dar kıyafetler giyebilir, spor yapabilir yani günlük hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Seans sayısı haftada 2-3 kez olmak üzere, toplam 15-20 arasında değişmektedir.
Ciltte gerginlik ve toparlama da sağlayan sistem; basen, göğüs ve kol toparlama uygulamalarında da başarı ile kullanılabilmektedir.
Ethica Hastanesi ve Est-ethicaTıp Merkezlerinde uygulanmaya başlanan bu yöntem, aynı zamanda yanık ve yara izlerinin de daha iyi görünmesini sağlayacaktır.

İnce ve Kıvrımlı Bir Vücudun Püf Noktaları

0

Kışın kalın kıyafetler ve kazaklarla fazla kiloları saklamak mümkündür. Ancak yaz gelip de ince elbiseler raflara yerleştirildi mi zayıflamaktan başka çare kalmaz.

İlk olarak yapmanız gereken karar vermektir. Kaç kilo vereceğinizi belirleyin. Hedefinizi koyun ve her fırsatta gözünüzün önünde olsun. Örneğin buzdolabının üzerine, ofiste çalışma masanıza ufak notlar yapıştırın.

Yediğiniz her şeyi not etmek de işe yarayacaktır. Bu sayede listenin uzadığını görecek ve bazı gereksiz kalorilerden vazgeçeceksiniz.

Yediklerinizi azaltmakla kilo verebilirsiniz. Ancak istediğiniz vücut şekline sahip olamazsınız. Ani kilo vermelerde selülit ve çatlak riskinin arttığını göz önünde bulundurursak spor yapmanızda fayda vardır.

Çatlaklar ani kilo değişimlerinde meydana gelir ve kalıcı izler bırakabilir. Selülit ise biraz dikkat ettiğinizde kurtulabileceğiniz bir sorundur.

Vücutta suyun tutulmasına neden olacak besinler tüketmekten kaçının. Bol sıvı tüketin. Vücudunuzun her bölgesini çalıştıracak egzersizler yapın. Sıkılaştırıcı ürünler de selülit ve çatlak tedavisinde kullanılabilmektedir.

Selülitle Baş Etme Yolları

0

Selülit yağ hücrelerini birbirine bağlayan dokuda sıvı ve toksin madde birikmesiyle cilt üzerinde engebeli görünüme neden olan bir sorundur.

Selülitin nedeni
Selülitten kurtulmak için önce nedenini bilmek gereklidir. Uzmanlar bu faktörler arasında stres, zayıf beslenme, hormonal rahatsızlıklar, kötü alışkanlıklar ve yetersiz vücut bakımını gösteriyor. Bu nedenle selülit sadece kilolu değil çok zayıf bayanlarda dahi görülebiliyor.

Selülit tedavisi
Selülitten kurtulmak için dokulardaki sıvı değişimini normale döndürmeniz gerekir.  Bunun için mümkün olduğu kadar fazla su içmeli ve tuzu azaltmalısınız.

Selülite karşı beslenme düzeni
Dikkat edilmesi gereken ikinci konu ise beslenme düzeninizdir. Fast food, kızartmalar, cipsler, gazlı içecekler, çikolata ve sosları mümkün olduğu kadar azaltmanız gerekir. Eğer sigara içiyorsanız da vitamin takviyesi alabilirsiniz. Selülitle baş etmede size yardımcı bazı besinler de bulunmaktadır. Bunlar lahana, Antep fıstığı, ananas ve pirinç gibi lifli yiyeceklerdir.

Selülit Kremleri işe yarar mı?
Selülitin bir hastalık olduğunu unutmayın. Bu nedenle kozmetik süreçlerin de kullanılabileceği karmaşık yöntemlerle çözülebilir.
Anti-selülit kremleri bu konuda oldukça etkilidir. Bilimin gelişmesiyle birlikte üretilen ürünler selüliti hücre bazında tedavi edebilmektedir.Ayrıca deriye elastikiyet kazandırarak tamamen yok etmese de görünümünü azaltabilir.

Kozmetik uzmanları bu kremlerin gece daha etkili olduğunu belirtmektedir. Çünkü geceleri vücut depolama işiyle meşguldür. Hücreler aktif olarak besin maddelerini emer ve kullanır. Bu nedenle akşam duş aldıktan sonra bir havlu ya da sünger ile vücudunuzu ovun. Ardından kremi selülitli bölgelerinize uygulayın.  Masaj da kan akışını hızlandırarak selülite karşı yardımcı olacaktır.

Yaşlanma Karşıtı Öneriler

0

Mümkün olduğu kadar genç görünmek ve hissetmek istemeniz çok normal. Sadece birkaç ufak püf noktasını izleyerek genç görünümünüzü koruyabilecek ve enerjinizden hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz. Enerji seviyenizi yukarılarda tutmak için ise enerji harcamanız gerekli. Gün boyunca bir sandalyede oturarak enerjiye kavuşamazsınız.

En iyi çözüm günlük fiziksel aktivitelerinizi planlamaktır. Yakın bir parkta bir yürüyüşe çıkabilir ya da yüzme kurslarına katılabilirsiniz. Dans etmeye gidebilir veya evde bir takım egzersizler uygulayabilirsiniz. Vücudunuzu hareket ettirecek her türlü aktivite kan akışını hızlandıracak ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlarken size genç bir görünüm de kazandıracaktır.

Dışarıda geçirdiğiniz bir gecenin ardından ise mutlaka 8 saat uyumaya özen gösterin. Çünkü cildinizin ve vücudunuzun dinlenmeye ihtiyacı olacak. Uyumakta zorluk çekiyorsanız uykunuzu getirecek doğal besinler veya takviyelere başvurabilirsiniz. Uykudan kısmak size hiçbir fayda sağlamayacaktır.

En son ne zaman güldüğünüzü hatırlıyor musunuz? Gülmek tüm vücudunuzu mucizevi bir şekilde etkiler.  Gülmek akciğerleri, kalbi, sindirim sistemini ve duygusal halinizi etkiler. Yaşlanmayı yavaşlatmak için illa ki ciddi olmaya gerek yok, gülün ve kırışıklıklardan kurtulun.

Doğru yiyecekler seçmek de sizi gençleştirecektir. Özellikle beyin fonksiyonlarını etkileyen, cildi tazeleyen besinler tüketmeye özen gösterin. Sindirim sistemini zorlayacak besinler vücudu yavaş çalışmaya iteceğinden kan akış hızınız yavaşlayacak ve cildiniz oksijensiz kalacaktır. Bu da erken yaşlanmaların görülmesine neden olabilir. Vücudunuz için gerekli vitamin ve mineralleri almaya özen gösterin. Unutmayın siz beslenemezseniz, cildiniz de beslenemez.

Genç görünmek istiyorsanız cildinizin nemini koruyun. Anti-aging etiketli yaşlanma karşıtı ürünler belirli bir yaştan sonra rafınızda yerinizi alsın. Örneğin; balık yumurtası olarak bilinen havyar, özünde protein ve fosfolipid bulunduruyor. Fosfolipid cildin nem almasını, protein ise cildin sıkılaşmasını ve elastikiyet kazanmasını sağlıyor. özellikleri sayesinde cilt yaşlanmalarının önüne geçmede etkili olan havyar kremi  ürünlerinden güzellik seanslarınızda yararlanabilrisiniz! Ancak bu ürünleri kullanırken de mutlaka cilt tipine uygun olduklarından emin olun ve kremlerinizi,nemlendiricilerinizi sık sık değiştirmeyin.

Kışın Alınan Kiloları Şimdi Verme Zamanı!

0

Günlük yaşamın koşuşturması içinde dengeli ve sağlıklı beslenme fırsatı bulamıyorsanız, açlığınızı atıştırmalık besinlerle bastırıyorsanız vücudunuzdaki yağ miktarını gün geçtikçe çoğaltıyorsunuz demektir. Hele hele kış mevsiminde farkında olmadan zamanla alınan kilolar yaz gelince büyük dert olur… Ama artık hem kalori yakımını  hızlandırmak hem de alınan kalori miktarını en az seviyede tutmak için bir yardımcınız var!

Ne yaparak kaç kalori yakılır?
Mesela 1,5 saat yürüyerek yaklaşık 350 kalori yakabilirsiniz. Ya da 30 dk. koşarak 400 kalori sarfedebilirsiniz. 45 dakika ip atlamak ise 370-380 kaloriye eşdeğer. İyi de benin bunları yapacak ne vaktim var ne de zaten yapabilirim diyorsanız, şimdi size 2011 yazına damgasını vuracak bir teklifimiz var.

Kendinizi yormadan daha fazla kalori yakmaya ne dersiniz?
İnsanın bazal metabolizması (en az aktivite ile yakılan minimum kalori miktarı), günlük ortalama olarak, 1800-2200 aralığında kalori yakar. Aktivitenin yoğun olduğu günlerde bu rakam 3500’e kadar çıkar. Kilo almanın asıl sebebi de, alınan kalorinin yakılan kaloriden fazla olasıdır. Bu açıdan 3500 kalorinin üzerindeki her rakam kilo ve yağ olarak kendisini göstermektedir.

Limon Suyu, etkisiyle vücuttaki yağ yakımı süreci hızlandırıcıdır!
Sabahları kalktığınızda ılık suya katılmış limon suyu içmek sindirim sisteminizi harekete geçirecektir. Kanı temizleyen bir madde olan limon dolaşım sistemine de iyi gelir. Limon kapsülü  size bu konuda yardımcı olacaktır.

Limon suyu kullanımı sırasında özellikle dikkat edilmesi ve önem verilmesi gereken bol su tüketimidir. Su vücut için son derece yararlı ve sağlıklı zayıflamayı sağlayan bir besindir ve zayıflama sürecinde çok önemli rolü vardır.

Özellikle C vitamini içeriği ile bilinen portakal, kabuk ekstresinde bulunan 150’den fazla etken madde ve 60’dan fazla flavanoid türevleri ile sağlık açısından son derece önemli rollere sahiptir. 1 portakal günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık % 135’ini karşılayabildiğini biliyor muydunuz?

Fondöten Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

0

Ünlülerin fotoğraflarına baktığımda giyimlerinden ziyade hep kusursuz ciltleri dikkatimi çeker. Kaç yaşında olursa olsunlar ciltleri her zaman pürüzsüz, lekesiz ve en doğru parlaklıktadır. İşte o anda hep aynı soruyu kendime sorarım: Bizler için kusursuz bir ten makyajı hayal mi? Doğru fondöteni seçmek için illa makyaj artisti mi olmak gerekiyor? Aslında cevap çok basit. Cildimize uygun ürünler kullanarak, istediğimiz görüntüyü yakalayabilir ve kendimizin özel makyaj artisti olabiliriz.

Çoğu insan hayatı boyunca doğru fondöteni arar durur. Bir türlü istediği sonucu yakalayamaz. Ya rengi tutmaz ya da matlığı. Aslında bu kadar çok marka ve çeşit varken kafamızın karışması normal. Yapılması gereken ise cildinizle ilgili kendinize 3 soru sormak ve cevaplara göre fondöten seçmektir.

Fondöten Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Fondöten seçerken nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

1.Cilt tipine göre fondöten seçimi

Her şeyden önce cildinizi tanımanız ve ona uygun temizlik ve makyaj ürünleri kullanmanız en önemli adım olacaktır. Cildiniz yağlı mı, kuru mu yoksa karma mı? Cilt yapınıza göre fondöten seçmeli ve uygun baz veya nemlendirici kullanmalısınız.
Yağlı cilt tipine sahipseniz, gün içinde cildinizde makyaj istediğiniz kadar kalıcı olmayacak ve yüzünüzde belirli bölgelerde yağ dengesizliğinden dolayı parlamalar meydana gelecektir. Tüm bunları engellemek için matlık özelliği olan su bazlı fondötenleri kullanmalısınız.

Su bazlı ürünler, cildinizin yağ dengenizi de bozmayacak, sivilce gibi cilt problemlerine neden olmayacaktır. Ayrıca matlaştırıcı mendiller ve baz kullanımı, fondötenizin kalıcılığını arttıracaktır.

Fondöten Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli

Kuru cilt tipine sahipseniz, cildinizdeki makyajın pul pul dökülmesini önlemek için ince yapılı ve nem veren fondötenleri tercih edebilirsiniz. Özellikle ıslak görünümlü/bitişli fondötenler, cildinizi daha canlı gösterecektir.
Ayrıca haftada bir mutlaka peeling uygulamanız ve makyaj altına yoğun nemlendirici krem veya baz kullanmanız dikkat etmeniz gereken önemli adımlar.

Karma cilt tipine sahipseniz, fondöten seçimi için en şanslı gruptasınız demektir. Geniş ürün yelpazesinden istediğiniz fondöteni seçebilecek olmanıza rağmen cildinizi iyi analiz etmeli ve mevsimsel olarak değişimlerini takip etmelisiniz.
T bölgesi yağlı karma ciltlerde, bu bölgelere öncesinde matlaştırıcı baz uygulamak veya özellikle ağız çevresi mevsimsel olarak çok kuru olanların, bu bölgelere özel yoğun nem veren ürünleri kullanmaları gerekmektedir.

Fondöten Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli

2. Cilt rengine göre fondöten seçimi

Fondöten renginin seçimi, yapısı kadar büyük önem taşımaktadır. Fondötenin, boyun ve dekolte rengimizle uyumlu olması doğal ve kusursuz bir görüntü için olmazsa olmazımız. Sarı alt tonu iken pembe alt tonlu bir fondöten kullanmanız sizi canlı göstermeyecek, tam tersine gri bir sonuç elde etmenize neden olacaktır. Aynı şekilde pembe alt tonlu bir kadının, sarı alt tonlu fondöten kullanması yüzün canlılığını ve ışığını engelleyecektir.

Alt tonunuzu anlamak için ufak bir kaç test yapabilirsiniz. En basiti, kol içi damar rengine göre alt tonunuzu belirlemek olacaktır. Damarlarınız yeşile dönükse Sarı Alt Tonlu, maviye dönükse Pembe Alt Tonlu bir cilde sahipsiniz demektir.

Cildiniz sarı alt tonlu ise, sıcak renkleri tercih etmeli ve sarı alt tonlu (NC) fondötenleri kullanmalısınız. Pembe alt tonlu bir cilde sahipseniz de soğuk renkleri tercih etmeli ve pembe alt tonlu (NW) fondötenleri satın almalısınız.
Her fondötenin mutlaka aynı tonda NC ve NW ürünleri bulunmaktadır.

Fondöten Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli

3. Cilt kusurlarına göre fondöten seçimi

Aslında hepimizin ilk dikkat ettiği konu genellikle fondötenin kapatıcılık özelliği oluyor. Günlük hayatta, ince ve kapatıcılığı daha düşük ürünleri tercih etmemiz cildi yormayacaktır. Özel günlerde ise kapatıcılığı daha yüksek, HD özellikli fondöten seçimi yapabilirsiniz.

Unutulmaması gereken nokta, fondötenin kapatıcılığı ne kadar yüksek olursa olsun, cilt tipimize ve rengimize uygun olmadığı sürece asla istediğimiz sonucu elde edemeyecek olmamız.

Eğer ki, hala cildinizin yapısı ve rengi konusunda kafanızda soru işaretleri varsa uzmanlardan yardım alabilir ve cildinizi tanıyarak, sizin için en doğru fondöteni seçebilirsiniz. Artık kusursuz bir ten makyajı bizler için hayal değil

Monokromatik Makyaj Nasıl Yapılır?

0

Gigi Hadid: Bordo

Gigi Hadid - Monokromatik Makyaj Nasıl YapılırSports Illustrated dergisinin düzenlediği bir gecede Gigi Hadid gül kurusu ve bordo tonlarının kullanıldığı makyajıyla büyülüyor. Hadid’in makyaj artisti Patrick Ta ‘ İddialı ve güzel bir görünüm yaratırken, her zaman yaptığımız makyaj görünümünden farklı olmasına çabaladık.’ diyor.

Bir miktar fondöten, kontür ve sabitleyici pudra uygulamasından sonra pembe-bronz bir allıkla elmacık kemiklerini ortaya çıkarabilirsiniz. Allık rengini ise göz makyajında kullanılan far ile kombinleyerek tek renk görünüm elde edebilirsiniz.

Bu görünümün püf noktası ise gözlerin kat yerine bir miktar allık uygulamak. Böylece yanaklar ve gözlerde aynı renkleri yakalıyor, kusursuz görünüme kavuşuyorsunuz.

Lily Collins: Kahve

Lily Collins - Monokromatik Makyaj Nasıl Yapılır

Farklı stiller denemeyi seven ünlülerden biri olan Lily Collins’in monokrom makyaj trendine uyması bizi şaşırtmadı. Makyaj artisti Molly R. Stern, ünlü oyuncunun makyajında bakır ve kahve tonlarını harmanlayarak 20’li yılların görünümüne modern bir dokunuş eklemiş.

Klasik dumanlı göz makyajından farklı olarak göz makyajında 20’li yılların esintisini vermek için tüm göz kapağında koyu renkli far kullanılıyor. Islak bir far fırçasıyla uygulayacağınız koyu kahve mat farın üzerine altın parıltılar barındıran ikinci bir far uygulayın. Bu şekilde istediğiniz görünümü elde edeceksiniz.

Elmacık kemikleri ve yanaklarda ise canlı bir görünüm yakalamak için kahve tonlu krem allık kullanabilirsiniz. Son olarak dudaklarda ise parıltılı likit rujlar en güzel sonucu elde etmenizi sağlayacak.

Rihanna: Karamel

Rihanna - Monokromatik Makyaj Nasıl Yapılır

New York Moda Haftası’nda kendi hazırladığı ayakkabı koleksiyonunu tanıtan Rihanna, düzenlenen davete katılırken karamel tonlarında bir makyaj stili tercih etmiş.

90’lı yılların etkilerini fazlasıyla gördüğümüz bu görünümü yakalamak için far paletinizden ten renginizle uyumlu doğal ve hafif parıltılı renkleri belirleyin ve gözünüzden kaşınızın ucuna doğru bir çizgi yaratın.

Yanaklarda ise toprak tonlarında fakat parıltılı olmayan bir allık kullandıktan sonra dudaklarınızı yine toprak renklerinde bir dudak kalemi ile çerçeveleyin. Kullandığınız dudak kalemi kendi ten renginizden 2 ton koyu olabilir.

Shay Mitchel : Bej

Shay Mitchel - Monokromatik Makyaj Nasıl Yapılır

People Choice Ödülleri için düzenlenen gecede karşımıza çıkan Shay Mitchell, makyajında sıcak bej tonlarını kullanmayı tercih etmiş. Bu görünümü uygulamak son derece kolay fakat işin sırrı kullanılan ürünlerin neredeyse hepsinin içerisinde hafif parıltılar barındırması.

Shay Mitchell’a bej tonlarında monokrom makyaj uygulayan Mary Phillips, çarpıcı bakışlar yaratmak için dumanlı göz makyajı uyguladıktan sonra, elmacık kemiklerine parıltılı bronzluk veren bir allık uygulamayı tercih ediyor. Dudaklarda ise kahve ruj üzerine hafif parıltılı bir lip gloss uygulanıyor.

Karolina Kurkova : Pembe

Karolina Kurkova - Monokromatik Makyaj Nasıl Yapılır

Far paletlerindeki pembe ve lavanta tonlarını nasıl kullanacağınızı mı merak ediyorsunuz? İşte size cevabı. Model Karolina Kurkova, pembe tonlarında buğulu makyajıyla bize bunun nasıl yapılacağını gösteriyor.

Pembe tonlarında bir far paletini kullanarak bu görünümü yakalamak oldukça basit. Küçük bir far fırçasıyla gözlerinizde buğulu bakışlar elde ettikten sonra farınızın rengine uyan pembe bir allık seçin.

Dudaklarda ise ten renginize uygun doğal bir parıltıya sahip rujları deneyebilirsiniz. Kirpik çizgisine yayılan parıltılı far uygulaması bu makyaj stilini tamamlayan bir detay.

Zendaya: Koyu pembe

Zendaya - Monokromatik Makyaj Nasıl Yapılır

Zendaya’nın kendi makyajını kendi yaptığı artık bir sır değil. Louis Vuitton defilesinde de makyajını kendi yapmayı tercih eden Zendaya’nın makyaj stilini uyarlamak oldukça kolay.

Gül kurusu ve koyu pembe tonlarının hakim olduğu makyaj paletleri bu görünüm için ideal. Tıpkı dumanlı göz makyajı yapar gibi kaşa yakın kısımlara açık renk far uygulayıp göz kapağının üzerinde koyu renklere yönelin. Sert çizgileri yumuşatmak için far fırçasıyla dağıtın.

Makyajınızı koyu gül kurusu allık ve rujla tamamlarken elmacık kemiklerinin üzerine aydınlatıcı uygulayabilirsiniz.

Ameliyatsız yüz gençleştirme mümkün mü?

0

Ameliyatsız yüz gençleştirme mümkün mü?

“Yüzdeki hacim kayıpları, mevcut yağ oranındaki azalma, yağların yer değiştirmesi ve zamanla zayıflayan ve farklı bir şekle giren iskelet yapısından da kaynaklanıyor” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur sıklıkla gözlemlenen hacim kayıplarını ve kırışıklık bölgelerini anlattı: Yanaklar, gözyaşı kanalında beliren çukurluk, nazolabial çizgiler yani burun ve yanak arasında belirginleşen çizgiler, belirginliğini kaybeden elmacık bölgesi, barkod çizgileri yani dudak üstü ve çevresindeki dikine çizgiler, alt çene bölgesindeki çökme ve sarkma, göz çevresindeki ve alın bölgesindeki kırışıklıklar yaşlanmanın farklı evrelerinde karşılaştığımız durumlardır.

Ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemleri söz gelimi Örümcek Ağı estetiği, dolgu, botoks ve diğer medikal uygulamalar son derece verimli ve etkili sonuçlar almamızı sağlıyor”.

Revizyon gereklidir

“Yaşlanma devam eden fizyolojik bir süreçtir bu sebeple hedeflenen görüntüye ulaşma ve bu görüntüyü korumak için uygulanan tedavi planının zamanı geldikçe revize edilmesi son derece önemlidir” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur ayrıca ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemlerinde kişiye özel özel tedavi planlamasının çok önemli olduğunu açıkladı.

Tedaviler bireyselleştirilmelidir

“Dolgu ve botoks uygulamalarında, Örümcek Ağı estetiğinde sıklıkla bireyler tek bir alanın tedavisi için başvurabilirler. Fakat sadece bir tek alanı baz alan uygulamalar, dengesiz bir dağılıma, doğal olmayan bir sonuca yol açabilir. Bu sebeple total olarak yüzün değerlendirilmesi ve bireysel, kişiye özel bir planlamanın tedaviye dahil edilmesi gerekir.

Bu doğrultuda hastanın bireysel ihtiyaç, istek ve tercihleri de göz önünde bulundurularak, tedavinin bireyselleştirilmesi son derece önemlidir. Tedavi planlamasında hastanın cinsiyeti, yüz ve cilt tipi ve mevcut estetik müdahaleleri göz önünde tutulup, yapılacak uygulamanın diğer alanlara etkisi hesaplanarak planlanmalıdır” diyen Cihantimur mutlaka tedavi planının hasta ile paylaşılması gerektiğini, kısa ve uzun vadede belirlenen hedeflerle, beklenilen sonucun tartışılmasının önemini de belirtti.

Şifreleri çözmek lazım

Cihantimur ayrıca şunları söyledi: “Özellikle yüz bölgesinde ele alınan gençleştirme uygulamaları, hacim kazandıran ve cilt dokusunu yeniden yapılandıran bir yaklaşımla yapılıyor. En başta bireysel ihtiyaçları ele alarak ve en doğal görüntünün elde edilmesi amacıyla tasarlanan bu uygulamalarla, artık gençliğin şifresi bireysel çözümlerle deşifre ediliyor. Herkesin kendine özgü bir yüz ifadesi vardır ve gençleştirme uygulamalarında bu ifadenin korunması ve doğal optimum sonuçları elde etmek için kişiye özel tedavi planlaması yapılmalıdır.

Noktasal ve hastanın profiline göre yapılandırılan uygulamalarla ve doğru noktaları bularak ilerleyen tedavilerle gençleştirme çalışmalarının yapılması gerekir. Her kişide bu noktalar farklı şekilde şifrelenmiştir. Bu şifreler çözülünce güzellik oryaya çıkacaktır. Önemli olan her bireyde farklılık arz eden doğru noktaları bulmaktır”.

Gözleri Büyük Göstermenin Yolları

0

İşe şişlikten kurtularak başlayın

Gözleri büyük göstermenin yolları
Şişlikler ve kırışıklar gözleri küçük gösteren sebeplerden. Öncelikle bunlara bir çözüm bularak başlayın.

Göz çevrenizi pürüzsüzleştirin

Gözleri büyük göstermenin yolları
Siyah çizgiler gözlerinizi küçük gösterebilir. İyi bir kapatıcıyla gözlerinizin etrafının temiz ve pürüzsüz gözükmesini sağlayın.

Kirpiklerinizi kıvırın

Gözleri büyük göstermenin yolları
Düz kirpikler göz çevresinde gölge yaparak gözlerinizi küçültür. Kirpik maşasıyla kirpiklerinizi kıvırın.

Maskara kullanın

Gözleri büyük göstermenin yolları
Kirpiklerinizi uzatacak yoğun bir maskara kullanın, alt ve üst kirpiklerinize uygulayın.

Eyelinerınızı ince çekin

Gözleri büyük göstermenin yolları
Siyah likit eyeliner ile gözünüzün üstüne ince bir çizgi çekin.

Renk katın

Gözleri büyük göstermenin yolları
Açık renkler gözlerinizin beyazını ortaya çıkarır. Açık mavi, gümüş, menekşe ve pembe tonlarını tercih edebilirsiniz.

Göz altlarınıza ince bir çizgi çekin

Gözleri büyük göstermenin yolları
Badem gözlerinizle dikkat çekmek için gözlerinizin altına koyu renk kalemle incecik bir çizgi çekin.

Gözünüzün içine beyaz kalem çekin

Gözleri büyük göstermenin yolları
En çok bilinen gözleri büyük gösterme yöntemlerinden biridir.

Gözünüzün üzerindeki çukuru belirginleştirin

Gözleri büyük göstermenin yolları
Kahverengi bir farla abartıya kaçmadan çukur kısımları gölgelendirin.

Aydınlatıcı kullanın

Gözleri büyük göstermenin yolları
Gözlerinizi daha açık, kaşlarınızı daha yüksek göstermek için kaşlarınızın altına, bitiş kısmına doğru aydınlatıcı sürün.

Kaşlarınızı şekle sokun

Gözleri büyük göstermenin yolları
Gözlerinize gölge yapan herşey gözlerinizi küçük gösterecektir. Bu yüzden kaşlarınızı toplu ve yüksek bir şekle sokun.

Bizi Takip Edin

4,207BeğenenlerBeğen
135TakipçiTakip Et
28,927TakipçiTakip Et
160TakipçiTakip Et

2018 Abiye Modelleri

Güzelliğin, zarafetin ve şıklığın simgesi abiye elbiseler, her kadının gardrobunun neredeyse olmazsa olmazı. Her sezon farklı tasarımları ve modelleri ile karşımıza çıkan abiyeler gecenin...